11 yaşında bir çocuktu. İlkokulu bitirmiş ve din eğitimi yapan bir müessesenin eleme imtihanını kazanarak kaydını yaptırmıştı.
İlkokul öğretmeninin ona karşı ayrı bir ilgi ve alâkası vardı . O da öğretmenini seviyordu. Belki de ilk defa öğretmeninin isteğine uymamıştı. Buna uyamamıştı demek daha uygun olurdu. Öğretmeni yatılı okula gitmesini isterken o birazda ailesinin zoruyla Kur’an Kursu hüviyetindeki bir müesseseye kaydını yaptırmış, orada okumaya niyetlenmişti.
Halbuki ilkokul öğretmeni onu hangi telkinlerle yetiştirmişti. “ Sen büyük bir adam olacaksın “ onun alışageldiği iltifatlardan sadece biriydi. Ama şimdi o , büyüklüğe giden tüm yolları kendi elleriyle tıkamıştı... “Yobaz ve gerici” yetiştiren bir yerde okuyacaktı...
