Önce ışık vardı, sonra insan çıktı ortaya. İnsan yapıyı yaptı. Işık ve yapı korunak oldu insana. İnsan ışığa, doğaya şekil verdi; kalelerle, evlerle, eşyalarla, zırhlarla kendini korumaya çalıştı.
Bu kitapta, korunan insanın mimariyle karşılıklı etkileşimi inceleniyor. Doğal ile yapılmış arasında kendine güvenli ve güzel bir yaşam sağlamaya çalışan insanın çabaları ise ön kapaktaki Panteon’la özetlenmeye çalışıldı. Yapıyı insan yapar, ışık ise gösterir.
Üstün Dökmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Üstün Dökmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Ocak 2012
20 Ocak 2012
İnsanın Korunakları - 1 Deriden Kültüre (Üstün Dökmen)
Deriden Kültüre adlı birinci kitabın özelliği, insana ait biyolojik, psikolojik, toplumsal ve kültürel tüm niteliklerin, ilk kez ortaya atılan “korunan insan” ve “korunaklı yaşam” kavramları altında toplanmış olmasıdır. Yazar bu kavramların, insanın dünyadaki serüvenini anlamada yorum zenginliği sağlayacağını, çağdaş sorunları bir dizi kuramla açıklamak yerine daha bütünsel bir bakış açısını getirebileceğini savunuyor.
İnsanın Korunakları-1: Deriden Kültüre, psikolojik savunma mekanizmalarından duvarlara, deriden giysiye, yarına kalmamıza yardımcı olan her şeyin yer aldığı farklı bir kitap.
İnsanın Korunakları-1: Deriden Kültüre, psikolojik savunma mekanizmalarından duvarlara, deriden giysiye, yarına kalmamıza yardımcı olan her şeyin yer aldığı farklı bir kitap.
Küçük Şeyler 1 / Deniz Kabukları (Üstün Dökmen)
İnsan ilişkileri, iletişim hataları, yaşama sevinci, çocuklarla iletişim, eşlerle iletişim, rollerimiz ve kadın-erkek eşitliği…
“Bu kitapta, temel konulara, özellikle toplumun ihtiyacı olduğunu düşündüğüm ve seminerlerimde izleyenlerin etkilendiklerini gözlediğim konulara yer veriyorum. Pek çok kişi televizyondaki “Küçük Şeyler” adlı programımızı izledi, beğendi. Ancak kitap ve televizyon farklı şeyler. Televizyon renkli, ama kitap da gerekli! Televizyonda paylaşamadığım, tartışamadığım konuları burada ele almaya çalışıyorum.” (Üstün Dökmen)
“Bu kitapta, temel konulara, özellikle toplumun ihtiyacı olduğunu düşündüğüm ve seminerlerimde izleyenlerin etkilendiklerini gözlediğim konulara yer veriyorum. Pek çok kişi televizyondaki “Küçük Şeyler” adlı programımızı izledi, beğendi. Ancak kitap ve televizyon farklı şeyler. Televizyon renkli, ama kitap da gerekli! Televizyonda paylaşamadığım, tartışamadığım konuları burada ele almaya çalışıyorum.” (Üstün Dökmen)
Küçük Şeyler 2 / Suflörlü Yaşamlar, Tulumbacı Sendromu, Psikolojik Düğümler (Üstün Dökmen)
Bu kitapla hayata bakışınız değişecek!…
“Küçük şeyleri küçümsemeyin, fazla da önem vermeyin. Küçük şeylere hakkını verin. Küçük şeylere hakkını vermek, yaşama hakkını vermektir.” diyen Üstün Dökmen çok satan bu kitabında da yine bizi yaşama karşı sağlam duruşun sırlarına götürüyor. Hemen her an duyumsadığımız ama farkında olmadığımız küçük sırlara…
“Küçük şeyleri küçümsemeyin, fazla da önem vermeyin. Küçük şeylere hakkını verin. Küçük şeylere hakkını vermek, yaşama hakkını vermektir.” diyen Üstün Dökmen çok satan bu kitabında da yine bizi yaşama karşı sağlam duruşun sırlarına götürüyor. Hemen her an duyumsadığımız ama farkında olmadığımız küçük sırlara…
Küçük Şeyler 3 / Yaşama Yerleşmek (Üstün Dökmen)
Küçük Şeyler dizisinin yeni kitabı...
Bazılarımız bazen dört elle sarılır yaşama...
Fark ederek, hissederek, ânı yaşayarak...
Bazıları ise parmak ucuyla tutar yaşamı...
Prof. Dr. Üstün Dökmen, bu kitabında yaşama yerleşmenin koşullarını anlatıyor.
Bazılarımız bazen dört elle sarılır yaşama...
Fark ederek, hissederek, ânı yaşayarak...
Bazıları ise parmak ucuyla tutar yaşamı...
Prof. Dr. Üstün Dökmen, bu kitabında yaşama yerleşmenin koşullarını anlatıyor.
Küçük Şeyler 4 / Eşitler Evi (Üstün Dökmen)
Prof. Dr. Üstün Dökmen, “Küçük Şeyler” dizisinin yeni kitabı
Eşitler Evi’nde şu konuları irdeliyor:
·Ailede ve işyerlerinde esaret
·Kölelikten kulluğa, kulluktan kurtuluşa
·Esirler evinden eşitler evine
·Çağdaş kölelik: Kredi kartı köleliği
·Geçmişlerine bağımlı çiftler
·Erkeğe abartılı değer vermenin, ona ve topluma zararları
·Cinsel taciz ve ensest
·Bastırılmış korkular
·Erkeğin kadına yönelik öfkesi
·Kadının kadına baskısı
Eşitler Evi’nde şu konuları irdeliyor:
·Ailede ve işyerlerinde esaret
·Kölelikten kulluğa, kulluktan kurtuluşa
·Esirler evinden eşitler evine
·Çağdaş kölelik: Kredi kartı köleliği
·Geçmişlerine bağımlı çiftler
·Erkeğe abartılı değer vermenin, ona ve topluma zararları
·Cinsel taciz ve ensest
·Bastırılmış korkular
·Erkeğin kadına yönelik öfkesi
·Kadının kadına baskısı
Otoyolda Piknik Padişah- ı Hali Osman Uluğ Bey (Üstün Dökmen)
Oyunları Devlet Tiyatrosu’nca defalarca sergilenen Üstün Dökmen, bu kez sıra dışı iki tiyatro oyunu ve bir librettoyla çıkıyor karşımıza.
Otoyolda Piknik’te kaygılarımızla, yaşamın hilelerinin bilincimizde açtığı yaralarla yüzleşiyoruz. Yazar, toplumsal korkularımızın iliklerimize işlediği günümüzde, kendi halimize güldürüyor bizleri. Başrol olarak sahnede kim var dersiniz? Elbette hepimiz…
Otoyolda Piknik’te kaygılarımızla, yaşamın hilelerinin bilincimizde açtığı yaralarla yüzleşiyoruz. Yazar, toplumsal korkularımızın iliklerimize işlediği günümüzde, kendi halimize güldürüyor bizleri. Başrol olarak sahnede kim var dersiniz? Elbette hepimiz…
Ladesçi (Üstün Dökmen)
İnsan manzaralarıyla örülmüş şaşırtıcı bir roman…
Toplumsal yaşamımızda en önemli sorun bir bakıma dürüstlük eksikliği. Bu anlamda neredeyse herkes karşısındakini kandırmaya çalışıyor. Ladesçi’nin kahramanı Cemil Usanmaz da çocukluğunda babasından öğrendiği lades oyununun büyüsüne kapılıp bunu âdeta bir yaşam felsefesine dönüştürüyor.
Hayatın bize sunduğu olanaklara ilişkin bir yol haritasının ortaya çıktığı bu romanda ibret verici insan manzaralarıyla da karşılaşacaksınız.
Yaşamın kerteriz defterinden insanlık durumları…
Toplumsal yaşamımızda en önemli sorun bir bakıma dürüstlük eksikliği. Bu anlamda neredeyse herkes karşısındakini kandırmaya çalışıyor. Ladesçi’nin kahramanı Cemil Usanmaz da çocukluğunda babasından öğrendiği lades oyununun büyüsüne kapılıp bunu âdeta bir yaşam felsefesine dönüştürüyor.
Hayatın bize sunduğu olanaklara ilişkin bir yol haritasının ortaya çıktığı bu romanda ibret verici insan manzaralarıyla da karşılaşacaksınız.
Yaşamın kerteriz defterinden insanlık durumları…
Miyase'nin Kuzuları (Üstün Dökmen)
Hayvanlar Dünyasından İnsanlık Durumları ve Dersleri
Üstün Dökmen bu romanda birebir yaşadığımız ve yaşam boyu karşılaşacağımız toplumsal ve psikolojik açmazları, hayvanların gözünden ve dilinden mercek altına alıyor; ne denli verimli ve yaratıcı olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Olan bitenin hayvanlar üzerinden okura aktarılması, yaz sabahlarında sisler içinde kalan ovalar gibi buğulu ve büyülü bir atmosfer yaratıyor. Romanın sonunda bu sis dağılacak, belki çiy taneleri gibi birkaç damla yaş kalacak gözlerimizde…
Üstün Dökmen bu romanda birebir yaşadığımız ve yaşam boyu karşılaşacağımız toplumsal ve psikolojik açmazları, hayvanların gözünden ve dilinden mercek altına alıyor; ne denli verimli ve yaratıcı olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Olan bitenin hayvanlar üzerinden okura aktarılması, yaz sabahlarında sisler içinde kalan ovalar gibi buğulu ve büyülü bir atmosfer yaratıyor. Romanın sonunda bu sis dağılacak, belki çiy taneleri gibi birkaç damla yaş kalacak gözlerimizde…
Sosyometri ve Psikodrama (Üstün Dökmen)
Bu kitapta öncelikle sosyometri ve psikodrama ile ilgili klasik sayılabilecek kuramsal bilgilere yer verilir ve yazarın kendisinin yönettiği psikodrama oturumunlarından örnekler aktarılır.
İletişim Çatışmaları ve Empati (Üstün Dökmen)
Bu kitapta öncelikle kişiler arası iletişimle ilgili bazı bilgiler sunulmaktadır.Bu bilgiler, hem çocukların eğitiminde yararlı olabilir, hem de ailede, iş yerinde ve benzeri ortamlarda görülen çatışmaların çözümüne ışık tutabilir.
Komşu Köyün Delisi (Üstün Dökmen)
Hamdi: Bugün 53 Kasım Perşembe. Deliniz hayırlı günler diler.
Osman: Vay anam vay, banka reklamı gibi.
Hasan: Demir Hamdi bu. Demir gibi maşallah.
Hamdi: Demir Hamdi, hayırlı işler, pardon, hayırlı kahveler diler.
Tahir: Yahu bu ne kibar deli; ''pardon diyor. Salih: Eh, tabi. Şehir delisi bu. Kibar olacak elbet.
Fadime: Ah yavrum, ne temiz kalpli.
Hatice: Kız Fadime, temiz kalpli olamaya temiz de, pek deliye benzemiyor. Kafası bir güzel çalışıyor. Senden benden farkı yok.
Fadime: Farkı yok olur mu, besbelli deli bu.
Hatice: Deli olduğu nereden belli?
Fadime: E muhtar dedi ya. Sen muhtardan iyi mi bileceksin.
Osman: Vay anam vay, banka reklamı gibi.
Hasan: Demir Hamdi bu. Demir gibi maşallah.
Hamdi: Demir Hamdi, hayırlı işler, pardon, hayırlı kahveler diler.
Tahir: Yahu bu ne kibar deli; ''pardon diyor. Salih: Eh, tabi. Şehir delisi bu. Kibar olacak elbet.
Fadime: Ah yavrum, ne temiz kalpli.
Hatice: Kız Fadime, temiz kalpli olamaya temiz de, pek deliye benzemiyor. Kafası bir güzel çalışıyor. Senden benden farkı yok.
Fadime: Farkı yok olur mu, besbelli deli bu.
Hatice: Deli olduğu nereden belli?
Fadime: E muhtar dedi ya. Sen muhtardan iyi mi bileceksin.
Varolmak Gelişmek Uzlaşmak (Üstün Dökmen)
İnsan, becerebildiği kadar uzun yaşamak ister. Yakınlarının, genlerinin, sahip olduğu kültürel değerlerin, önem verdiği şeylerin, adının yarına kalmasını ister. Bütün bunların olabilmesi için insanın üç şeyi gerçekleştirmesi gerekir: varolmak, gelişmek, uzlaşmak. Varolma, gelişme ve uzlaşma becerisini artıran insan, Evren'le kucaklaşabilir ve uyumlaşabilir. Bu görüşlerin tartışıldığı kitabın kuramsal temelinde varoluşçu felsefe, varoluşçu psikoloji, bilişsel-davranışçı psikoloji, genetik, sosyobiyoloji ve Moreno'nun Sosyometri'si var.
Nokta Nokta Hanımın Hayatı (Üstün Dökmen)
Ülkemizin en önemli Kişisel Gelişim uzmanı olarak bilinen Prof. Dr. Üstün Dökmen, yayınladığı kişisel gelişim kitaplarının yanı sıra, insanlığın büyük sorunlarını hicveden oyunlarıyla da tanınıyor. Son oyunu "Nokta Nokta Hanımın Hayatı", ülkemizde ve dünyada kadın olmanın, kadına verilen değerin ve biçilen rolün ekseninde dönen güçlü bir toplumsal komedi.
Ferda: Gelen mail’de tam olarak ne diyordu Aysun?
Ferda: Gelen mail’de tam olarak ne diyordu Aysun?
Selam (Üstün Dökmen)
Yola çıkınca her sabah
Bulutlara selam ver.
Taşlara, kuşlara
Atlara, otlara
İnsanlara selam ver.
Ne görürsen selam ver.
Sonra çıkarıp cebinden aynanı
Bir selam da kendine ver.
Hatırın kalmasın el-gün yanında;
Bu dünyada sen de varsın,
Üleştir dostluğunu varlığa,
Bir kısmı seni de sarsın.
Bulutlara selam ver.
Taşlara, kuşlara
Atlara, otlara
İnsanlara selam ver.
Ne görürsen selam ver.
Sonra çıkarıp cebinden aynanı
Bir selam da kendine ver.
Hatırın kalmasın el-gün yanında;
Bu dünyada sen de varsın,
Üleştir dostluğunu varlığa,
Bir kısmı seni de sarsın.
Yağmurda Yangın (Üstün Dökmen)
Sandım ki su beyazdı, kar beyaz...
Oysa ki
alev alev yanarmış elektronları.
Yağmurda yangın varmış,
Seni serinleten buzun kalbi
ateşler içindeydi.
Oysa ki
alev alev yanarmış elektronları.
Yağmurda yangın varmış,
Seni serinleten buzun kalbi
ateşler içindeydi.
Kelebekler ve İnsanlar (Üstün Dökmen)
Belki de en büyük özrümüz önyargılarımızdır.
Üstün Dökmen, iki özürlü gencin aşk hikâyesini anlatırken okuru kendi özürlü yanlarıyla yüzleşmeye çağırıyor.
Farklılıkları ve benzerlikleriyle iki kusursuz kelebeğin ve iki özürlü gencin aşk hikâyesi.
Romanın sorusu:
Uzun ama renksiz bir yaşam mı istersiniz, yoksa kısa ama renkli bir yaşam mı?
Üstün Dökmen, iki özürlü gencin aşk hikâyesini anlatırken okuru kendi özürlü yanlarıyla yüzleşmeye çağırıyor.
Farklılıkları ve benzerlikleriyle iki kusursuz kelebeğin ve iki özürlü gencin aşk hikâyesi.
Romanın sorusu:
Uzun ama renksiz bir yaşam mı istersiniz, yoksa kısa ama renkli bir yaşam mı?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















