KİTABIN ADI BİZ İNSANLAR
KİTABIN YAZARI PEYAMİ SAFA
YAYIN EVİ ÖTÜKEN
BASIM YILI 1987
1.KİTABIN KONUSU : Aşık olan bir insanın düşünme kabiliyetini nasıl kaybettiği ve gerçekleri görememesi
2.KİTABIN
ÖZETİ : Kurtuluş savaşı zamanında zengin halktan bazıları kendi
çıkarları için işgalci devletler ile yankınlaşma içerisine
girer.orhan o dönemde yatılı okulda öğretmenlik
yapmaktadır.talebelerinden tahsin, sınıf arkadaşı cemil’in kaşını taş
atarak patlatır.orhan,cemil’in tedavisini yaptırıp annesinin yanına
götürür.tahsin’in cemil’e taş atmasının nedeni ‘eşşek türk’ diye hitap
etmesidir. Orhan köşkte cemil’in ablası vedıa’yı görür.ilk bakışta
birşey yok zanneder fakat aşık olmuştur.orhan tahsin olayından sonra
okuldan istifa eder.
Peyami Safa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Peyami Safa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
07 Ocak 2013
Bir Tereddütün Romanı (Peyami Safa)
Kitabın Adı : Bir Tereddütün Romanı
Kitabın Yazarı : Peyami Safa
Yayınevi Ve Adresi : Ötüken Yayınevi
Basım Yılı : 1987
KİTABIN KONUSU:
Kitapta, bir Yazar’ın iki kadın arasındaki tereddüdünden ve insan hayatında tereddütlerin ne denli engelleyici faktörler olduğundan bahsedilmektedir.Ayrıca kadının toplumda ve ailede olması gerektiği konum hakkında yorumlarla bereaber sosyal çıkmazlarımız olan herseyi kalıplara sığdırma anlayışımızın çarpıklığına değinilmiştir.Bununla birlikte insanlar için hiç bir şeye inanmadan yaşamanın ne denli ağır ve bunaltıcı olduğu ifade edilmiştir.
KİTABIN ÖZETİ:
Kitapta bir muharririn iki kadın arasındaki tereddüdünden bahsedilmiştir.Mualla, yazarın kitaplarından birini okumaya başlar. Daha sonra yazarla tanışma fırsatı bulur. Yazar mualladan hoşlanır ve O’na evlenme teklif eder.Ancak hemen karar vermemesini iyice düşünmesini,vereceği olumsuz bir kararın kendisini üzmeyeceğini söyler. Bu arada Vildan adında başka bir kadın yazara ilgi duymaya başlar.O’nu ne yapıp yapıp elde etmeye çalışır.Vildan’ın psikolojik sorunları vardır .Yazar O’nunla daha cok O’na acıdığı için ilgilenir ve O’nu yaşadığı anlamsız hayattan kurtarmaya çalışır.
Kitabın Yazarı : Peyami Safa
Yayınevi Ve Adresi : Ötüken Yayınevi
Basım Yılı : 1987
KİTABIN KONUSU:
Kitapta, bir Yazar’ın iki kadın arasındaki tereddüdünden ve insan hayatında tereddütlerin ne denli engelleyici faktörler olduğundan bahsedilmektedir.Ayrıca kadının toplumda ve ailede olması gerektiği konum hakkında yorumlarla bereaber sosyal çıkmazlarımız olan herseyi kalıplara sığdırma anlayışımızın çarpıklığına değinilmiştir.Bununla birlikte insanlar için hiç bir şeye inanmadan yaşamanın ne denli ağır ve bunaltıcı olduğu ifade edilmiştir.
KİTABIN ÖZETİ:
Kitapta bir muharririn iki kadın arasındaki tereddüdünden bahsedilmiştir.Mualla, yazarın kitaplarından birini okumaya başlar. Daha sonra yazarla tanışma fırsatı bulur. Yazar mualladan hoşlanır ve O’na evlenme teklif eder.Ancak hemen karar vermemesini iyice düşünmesini,vereceği olumsuz bir kararın kendisini üzmeyeceğini söyler. Bu arada Vildan adında başka bir kadın yazara ilgi duymaya başlar.O’nu ne yapıp yapıp elde etmeye çalışır.Vildan’ın psikolojik sorunları vardır .Yazar O’nunla daha cok O’na acıdığı için ilgilenir ve O’nu yaşadığı anlamsız hayattan kurtarmaya çalışır.
04 Ocak 2013
Bir Akşamdı (Peyami Safa)
Kitabın Adı Bir Akşamdı
Kitabın Yazarı Peyami Safa
Yayın Evi Ve Adresi Ötüken Yayın Evi(İstiklal Cad. Ankara Han, Beyoğlu-İstanbul)
Basım Yılı 1995
1.KİTABIN KONUSU:
Meliha adında genç bir bayanla Kamil adında bir Osmanlı zabiti arasında yaşanan olaylar ve dönen entrikalalar.
2.KİTABIN ÖZETİ:
Meliha İzmit’te yaşayan genç,güzel bir kızdır.Yaşantısında hasta bir baba, evde yalnız kendisiyle ilgilenen bir annesi vardır. Meliha günlerini evinin bahçesinde çiçeklere bakım yaparak , kitap okuyarak geçirir.Yaklaşık yirmi yaşına kadar evde aynı işleri yapması, babasının sahip olduğu hastalık (öksürük), annesiyle yaptığı gereksiz tartışmalar, akşamları izlediği hep aynı İzmit körfezi manzarası onun canını sıkıyordu. Bir gün evine uzun boylu , yakışıklı, genç bir zabit gelir.Bu zabitin adı Kamil’dir. Kamil Balkan harbinde çarpışmış başarılı bir subaydır. O ailenin uzaktan akrabası olmaktadır. Kamil Meliha evde bulunduğu sürece birbirlerine aşık olurlar. Kamil İstanbul’a evine giderken yanında Melihayı da götürür. Meliha ile Kamil birlikte yaşarlar; fakat Kamil Meliha’ya nikah kıymaz. Bir nevi Meliha’yı bir metres gibi kullanır. Kamil yaşantısını Roma imp.’na ait kitaplarla ilgilenerek , kendine yol gösterici olarak örnek alır.
Kitabın Yazarı Peyami Safa
Yayın Evi Ve Adresi Ötüken Yayın Evi(İstiklal Cad. Ankara Han, Beyoğlu-İstanbul)
Basım Yılı 1995
1.KİTABIN KONUSU:
Meliha adında genç bir bayanla Kamil adında bir Osmanlı zabiti arasında yaşanan olaylar ve dönen entrikalalar.
2.KİTABIN ÖZETİ:
Meliha İzmit’te yaşayan genç,güzel bir kızdır.Yaşantısında hasta bir baba, evde yalnız kendisiyle ilgilenen bir annesi vardır. Meliha günlerini evinin bahçesinde çiçeklere bakım yaparak , kitap okuyarak geçirir.Yaklaşık yirmi yaşına kadar evde aynı işleri yapması, babasının sahip olduğu hastalık (öksürük), annesiyle yaptığı gereksiz tartışmalar, akşamları izlediği hep aynı İzmit körfezi manzarası onun canını sıkıyordu. Bir gün evine uzun boylu , yakışıklı, genç bir zabit gelir.Bu zabitin adı Kamil’dir. Kamil Balkan harbinde çarpışmış başarılı bir subaydır. O ailenin uzaktan akrabası olmaktadır. Kamil Meliha evde bulunduğu sürece birbirlerine aşık olurlar. Kamil İstanbul’a evine giderken yanında Melihayı da götürür. Meliha ile Kamil birlikte yaşarlar; fakat Kamil Meliha’ya nikah kıymaz. Bir nevi Meliha’yı bir metres gibi kullanır. Kamil yaşantısını Roma imp.’na ait kitaplarla ilgilenerek , kendine yol gösterici olarak örnek alır.
16 Aralık 2011
Bir Tereddüdün Romanı (Peyami Safa)
Yazarın kendine has, orijinal üslubuyla okuyucuyu psikolojik bir maceraya sürüklediği bir başka romanı.
"Mualla kendisine çok tavsiye edilen bu kitabı okumakta hâlâ tereddüt ediyordu. Yapraklarını çevirdi. 'Beni yalnız bırakmayınız!' diye başlıyan bir sahifenin yukarısından ortalarına doğru gözleri, satırların basamaklarını ikişer üçer altıyarak aşağıya kadar inmişti. Bir kaç yerde hep aynı cümle: 'Beni yalnız bırakmayınız!"...
(Kitap'tan)
"Mualla kendisine çok tavsiye edilen bu kitabı okumakta hâlâ tereddüt ediyordu. Yapraklarını çevirdi. 'Beni yalnız bırakmayınız!' diye başlıyan bir sahifenin yukarısından ortalarına doğru gözleri, satırların basamaklarını ikişer üçer altıyarak aşağıya kadar inmişti. Bir kaç yerde hep aynı cümle: 'Beni yalnız bırakmayınız!"...
(Kitap'tan)
Attila (Peyami Safa)
Attilâ Peyami Safa’nın yegâne tarihî romanıdır. 1940’lı yılların başlarında yazılmıştır. Yazar bu esriyle, Attilâ gibi büyük bir Türk cihangirinin devrine ve kişiliğine ilk defa bir Türk gözüyle bakmış, Batı dünyasının “geçtiği yerde ot bitmez” diye karaladığı bir devlet adamı ve kumandanı Türk gözüyle değerlendirmiştir.
Yazar, yabancı kaynaklardan ve özellikle Bizans tarihçilerinin verdiği bilgilerden yola çıkarak eserini yazmıştır. Çelik iradeli, demir disiplinli bu Türk hakanının, şahsî ilişkilerde yumuşak huylu, zengin gönüllü, engin merhametli, kendisine sığınanlara karşı hassas yürekli bir insan olduğunu ortaya koymuştur.
Yazar, yabancı kaynaklardan ve özellikle Bizans tarihçilerinin verdiği bilgilerden yola çıkarak eserini yazmıştır. Çelik iradeli, demir disiplinli bu Türk hakanının, şahsî ilişkilerde yumuşak huylu, zengin gönüllü, engin merhametli, kendisine sığınanlara karşı hassas yürekli bir insan olduğunu ortaya koymuştur.
Yalnızız (Peyami Safa)
Peyami Safa, bu eserinde insanlığı materyalizmin kör çemberini kırmağa, kendini kaybettiği ruhunu bulmaya çağırmaktadır. Asrımızda insanın bütün problemleri bu noktada düğümlenmektedir. Ve Allah'ı bilmedikçe, insanlık buhrandan buhrana yuvarlanacak, huzur ve sükun bulamayacaktır.
Şimşek (Peyami Safa)
Yazarın ilk romanlarındandır. Yazar bunda da bütün eserlerinde işlediği konuları, bir başka tarzda yeniden işlemektedir.
Sözde Kızlar (Peyami Safa)
Günümüzün kızlarını, onları mesud yahud bedbaht edebilecek hususları birer ibret levhası gibi yansıtmaktadır.
Matmazel Noraliya' nın Koltuğu (Peyami Safa)
Peyami Safa'nın mizac ve ruh yapısına uygun düşen bir konuyu ihtiva etmektedir. Ruhçu ve akılcı dünya görüşünün yazarın anlayışı çerçevesinde birleştirilmesi esasına dayanır.
Mahşer (Peyami Safa)
Mahşer'de Çamakkale'de gazi olup İstanbul'a büyük ümitlerle dönen bir gencin, karşılaştığı olayların etkisiyle hayal kırıklığına uğraması hikaye edilir.
Eserde doğu-batı, eski-yeni hayat tarzlarının yarattığı sıkıntı ve sancılar bu çerçevede ele alınır.
Eserde doğu-batı, eski-yeni hayat tarzlarının yarattığı sıkıntı ve sancılar bu çerçevede ele alınır.
Fatih Harbiye (Peyami Safa)
Yazar bu romanında Tanzimat'tan kopup gelen, Millî Mücadelede ve sonraki yıllarda alevlenen batılılaşma hareketlerinin Türk tipindeki ve cemiyetindeki etkilerini incelemektedir.
Bir Akşamdı (Peyami Safa)
Yazarın kendine has, orijinal üslubuyla okuyucuyu psikolojik bir maceraya sürüklediği romanı.
"Hatırlıyor... Bir akşamdı...Oda boş... Kafes delikleri mavi... Gündüzün son ışıklariyle beraber, sanki, odadan eşya da çekiliyordu: Levhalar, duvarların kararan zeminine batıyorlar, minderler sönüyor, iskemleler dağılıyor, ve hepsi, buğulanarak şekilsiz bir uçuşla kayboluyorlar. Minderin köşesinde oturan babası, bir öksürükten sonra ileri fırlayan başını hâlâ doğrultmamış, iki
"Hatırlıyor... Bir akşamdı...Oda boş... Kafes delikleri mavi... Gündüzün son ışıklariyle beraber, sanki, odadan eşya da çekiliyordu: Levhalar, duvarların kararan zeminine batıyorlar, minderler sönüyor, iskemleler dağılıyor, ve hepsi, buğulanarak şekilsiz bir uçuşla kayboluyorlar. Minderin köşesinde oturan babası, bir öksürükten sonra ileri fırlayan başını hâlâ doğrultmamış, iki
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Peyami Safa)
Roman, yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mes'ud olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insanın kuruntularını ve çıplak hastahane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatır.
Biz İnsanlar (Peyami Safa)
Mütefekkir romancı bu eserde insan ruhunun derinliklerine büyük zekasının ışığını tutmaktadır. romanda asil bir ruhun insanın anlaşılmazlığı karşısındaki bunalımları, ikiyüzlülüğe ve bayağılıklara karşı isyanı verilmektedir. Harb yıllarının ahlâkı ve içtimâi hayanı verilmektedir. Harb yıllarının ahlâkı ve içtimâî hayatı perişan eden havası iinde dürüstlüğün ve ülkücülüğün savunması yapılmakta, kozmopolitliğe karşı milliyetçilik, materyalizme karşı maneviyatçılık bayraklaştırılmaktadır.
18 Haziran 2010
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Peyami Safa)
İnsanın ruhuyla bedeni arasındaki korkunç ilişkiyi anlatıyor Peyami Safa. Mutlulukların ve felaketlerin bu derece kuvvetli anlatılabilmesi unutulmaz klasikler arasına sokuyor bu kitabı. Çünkü sevildiğini hissetmenin yarattığı mucizeler var bu sayfalarda...
Lise yıllarında okuduğum bir kitap... Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum. Bulunduğu durumu en ince ayrıntısına kadar hatta duygularına kadar en iyi şekilde aksettirebilen bir yazar Peyami Safa. Hastane koridorlarını anlattığı zaman hastanenin o buhranlı kokusunu duyabiliyorsunuz. Kitaptaki kahramanın yaralı ayağını anlatırken ayağınızın acıdığını hissediyorsunuz. Kısacası bu kitapta sağlıığınızın değerini çok daha iyi anlayacaksınız.
30 Mayıs 2010
Bizden uzaklaşmadıkça bize görünmeyen sıhhat
Bizden uzaklaşmadıkça bize görünmeyen sıhhat, itiyadın verdiği hissizlikle, sağlamların şuurundan kaçıp nasıl ve nereye saklanıyor? Onu ben görüyorum, çünkü benden uzak; onu ben Mithat Bey'in kırmızı yüzünde, çilekli damarlarında, arkadaşımın otururken rahat gerilişlerinde, bacaklarını uzatışlarında, korkusuz bakan gözlerinde görüyorum.Peyami Safa (Dokuzuncu Hariciye Koğuşu)
20 Aralık 2009
İnsan nasıl yaşamalı
İnsan; yeni bir lüks otomobil gibi temiz, tertipli, cilalı yaşamalı.Bütün frenleri tutmalı. Hiçbir yere çarpmadan, kendini de başkasını da hırpalamadan, hayatta yarış değil, gezinti süratiyle koşmalı
Selma ve Gölgesi (Peyami Safa)
Selma ve Gölgesi (Peyami Safa)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











