Necip Fazıl Kısakürek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Necip Fazıl Kısakürek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Temmuz 2012

Abdulhamid Han (tiyatro) (Necip Fazıl Kısakürek)

(5 perde) Piyes, Büyük Osmanlı Padişahı Abdülhamid Han'a ait tepetaklak edilmiş tarihî hakikatlerin, "Ulu Hakan" eseriyle taş taş yerine oturtularak bir tez, bir manifest halinde bina edilmesinden sonra, bir ölçüde sahneye yansıtılmasıdır.

Ahşap Konak (Necip Fazıl Kısakürek)

(3 Perde) Necip Fazıl'ın 1960 İhtilalinden sonra girdiği hapishanede yazdığı ikinci piyes olan Ahşap Konak, giderek yozlaşan ve ahlakî değerlerinden uzaklaşan bir toplumu, çekirdeğinden gösteren bir temsildir. Ahşap Konak, her katında üç neslin ayrı ayrı fakat birarada ve aralarındaki korkunç anlayış ve yaşayış uçurumu içinde yaşadığı bir mekânı temsil ederken, zaman boyutunda, 1950 sonrası Türk cemiyetinin tezatlar içindeki içler acısı halini sembolize etmektedir.
(Tamamlandığı tarih: Eylül 1960, Balmumcu Garnizonu)

20 Temmuz 2012

Ata Senfoni (Necip Fazıl Kısakürek)

"At'a Senfoni" yahut Atın Romanı... Tarihi, felsefesi, her şeyi içinde...
İnsanı doktorluk kitaplarından, teşrih ve fizyoloji yapraklarından ne kadar anlamak kabilse, atı da baytarlık, yetiştiricilik, idman vesaire, fen cephelerinden o nispette kavramak mümkün olduğuna göre, eserimde kuru teknik taraf mevcut değildir. Olan, bütün manası ve bu mananın insan elinde kullanılış şekliyle ve bütün romaniyle at...

Aynadaki Yalan (Necip Fazıl Kısakürek)

Örgüsü beline kadar inen, koyu altun sarısı saçlar... Açık kumral, parlak örneksiz bir renk tonu... Gözleri de saçlarına denk.. Açık bir alın, vezinli bir burun, kendinden kıpkırmızı, hafifçe kalın, kaçak bir istihza büklümüyle kavisli dudaklar... Çıplak ayak bileklerinde soylu çizgilerin en incesi... Kapalıca, kavuniçi rengi bir entariden giyimi içinde, öğretilemez ve öğrenilemez bir vakar ihtişamı... Yoksa masallardan kaçırılmış ve bu köye hapsedilmiş bir sultan mı bu?..
(Kitap'tan sf:9)

Babıali (Necip Fazıl Kısakürek)

"Bâbıâli"yi okuyan bazı Müslümanlık taslayıcıların ondan gocunduklarını haber aldım. Onlar, eserin, fikir ve sanat kıymetine dikkat ettikleri halde şahsıma ait günah dolu bir hayatın açığa vuruluşunda ayrıca günah bulunduğu kanaatinde imişler....
Yazıklar olsun!..
Eğer benim gayem İlâhi rıza olmasaydı da bu çeşit insanları kurtarmak olsaydı onları kurtuluşa asla ehil saymaz, bir köşeye çekilir, "Allah"tan başka kelime etmez, yalnız nefsimizin tezkiyesiyle uğraşır ve işte bu kabil marka Müslümanlarından el etek çekerdim.
(Kitap'tan sf.5)

13 Temmuz 2012

Başbuğ Velilerden 33 Altın Silsile (Necip Fazıl Kısakürek)

Ezelle ebed arası Allah'a doğru giden evliya kervanları arasında en şanlısına ait 33 kolbaşılı "Altun Halka - Silsile-i Zeheb" çerçevesidir ki, keyfiyet ölçüsüyle temel sayısını, bütün kainat gibi O'ndan alır.

Başmakalelerim 1 (Necip Fazıl Kısakürek)

Böylece bize düşen felaket, imtihanların en ağırı karşısında en halis örnekleri yine kendi içinden fışkırtma vaziyetindeki bir neslin, büyük kalabalığıyla, hareket ve iradeye düşman, yılgın ve inmeli bir marazilik belirtmesidir.

Başmakalelerim 2 (Necip Fazıl Kısakürek)

Hükûmet bu hükûmet midir, bilmiyoruz; fakat mutlaka bilinmesini istiyoruz ki, muhalefet bu muhalefet değildir. Bu muhalefet, kalpazanların, şantajcıların, yani sadece erbâb-ı mesleğin muhalefetidir; ve böyle bir muhalefet, bu derece şenî bir mâna kalpazanlığiyle "Personna Grata" rolünü oynamakta devam ettikçe gerçek muhalefet ve sâf fikrin ırzı hetkedilmekte devam edecektir.
(Kitap'tan sf. 11)

Başmakalelerim 3 (Necip Fazıl Kısakürek)

Yolumu, 1961 sonunda, hapisten çıkarken kalbime yazmıştım: Çocukların taş attığı sapanları gibi bir şekil... Biri, kuyunun dibini, öbürü kulenin tepesini gösteren iki uç... Bütün şehir yıkılsa sesinin gelmeyeceği kuyu; ferdiyetine tam kapanış ve dudaklarını tam kapayış... Tepesinden gök gürültülerinin yayınlanacağı kule ise, cemiyete tüm açılış ve çığlığı tam koparış.. Ya her şeyden büsbütün el etek çekeceğim, yahut her şeye topyekûn el uzatacağım...
(Kitap'tan sf. 5)

Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu (Necip Fazıl Kısakürek)

- Bu eser İdeolocya Örgüsü'ne bağlı olarak benim en başa alınması gereken verimlerimden biri...
- Eser 20 yılı kadar önce Ramazan ayında ve üç defada konferans şeklinde verilmiş ve üç gece teravihten sahur vaktine kadar sürmüştür.
- Geçen seneye gelinceye dek teyplerden naklen kaleme alınarak tarafımdan titizlikle muhafaza edilen ve birdenbire kitaplık çapta ortaya çıkarılmasını bekleyen üstüne titrediğim eserimi, temiz ve hatasız baskı, emniyet ve itinası içinde nihayet kitaplaştırıyorum.

Bediüzzaman Said Nursi (Necip Fazıl Kısakürek)

Said Nursi’nin kısa bir biyografisi ve “Risale-i Nur”dan sadeleştirilmiş önemli bölümler...

Benim Gözümde Menderes (Necip Fazıl Kısakürek)

Rakip atın ismi de "Demir kır-at"dır ve "Demokrat" kelimesinin halk hançeresinde hemen "Demir kır at"a çevrilivermesi, kafiye ve kelime oyunlarında davasının bir nev'i delilini bulan halkın bu partiye bağladığı ümitten bir işarettir. Halk "Demir kır at"ı benimsemiştir. Fakat soyunu, kanını, gücünü, nefesini, hızını tanıdığı için değil, onu Halk Partisi isimli yağız at şeklindeki ejderhayı tepelemeye geliyor sandığı için...

Bir Adam Yaratmak (Necip Fazıl Kısakürek)

Eser ilk olarak 1937-1938 kışında İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda temsil edilmiştir.

Olay meçhul bir tarihte İstanbul'da geçer.

"Husrev - Bir adam yaratmağa kalkıştım. Ona bir surat ve kader bulmak... Nerede bulayım? Kendimi buldum. Suratsız ve kadersiz adam şahlandı. Zincirini kırdı. Elimden kaçtı. Ben insanım. Beni arkamdan vurdu. Suratsız ve kadersiz adam benim suratımı takındı. Kalıbımı giyindi. Kaderimin içine yattı. (Bir an sükut) Benim de kaderim buymuş."

Büyük Doğu Cemiyeti (Necip Fazıl Kısakürek)

28 Haziran 1949 tarihinde seçimlere iştiraki mümkün bir “Parti” hüviyetinde kurulan ve 26 Mayıs 1951’de kendini tasfiye zorunda kalan Büyük Doğu Cemiyeti’nin kuruluşundan feshine kadar bütün macerasını, Büyük Doğu Dergisi’nin 1949-1951 devresinde “Cemiyet” başlığı altındaki yazılardan takip etmek mümkündür.

12 Temmuz 2012

11 Temmuz 2012

Cinnet Müstatili (Necip Fazıl Kısakürek)

Muamele
Hareketimden bir gün evvel Üsküdar Savcılığında ifademi aldılar. Bu savcının yanında oturdum ve Sulh Ceza Mahkemesi beni görmeden kararını verdi: Tevkifi ve Malatya'ya sevki... Ne sual, ne sepet... Necip Fazıl ben miyim; kâfi!... Hâdiseyle en küçük temas ve alâkama dair hiçbir şey tespitine lüzum yok... İstanbul hâkimine düşen vazife, tevkifi matlup olan adamın Necip Fazıl olduğunu müşahededen ibaret...
(Kitap'tan sf.93)

Bir ansiklopediye geçmiş ifadeyle, "hapisleri üniversite yıllarından çok olan" Necip Fazıl, 1943'den başlayarak 1947-1950-1951-1952-1957-1959 ve 1960 senelerinde cezaevine girdi. Son mahkûmiyet kararı ise vefatı sebebiyle infaz edilemedi.

1955'de "Yılanlı Kuyudan" ismiyle yayınlanmış olan eser, hapishane günlerinin, "büyük sanatkâr"a has, derin ve duyarlı bir iç hayat üzerindeki müthiş tesirini yansıtan bir ıstırap ve gözyaşı günlüğüdür.

10 Temmuz 2012

Çile (Necip Fazıl Kısakürek)

Şairliğim on iki yaşımda başladı.
Bahanesi tuhaftır:
Annem hastahanedeydi. Ziyaretine gitmiştim... Beyaz yatak örtüsünde, siyah kaplı, küçük ve eski bir defter.. Bitişikte yatan veremli genç kızın şiirleri varmış defterde.. Haberi veren annem, bir an gözlerimin içini tarayıp:
- Senin dedi; şair olmanı ne kadar isterdim!
Annemin dileği bana, içimde besleyip de on iki yaşıma kadar farkında olmadığım bir şey gibi göründü. Varlık hikmetimin ta kendisi... Gözlerim, hastahane odasının penceresinde, savrulan kar ve uluyan rüzgara karşı, içimden kararımı verdim:
- Şair olacağım!
Ve oldum.

Çöle İnen Nur (Necip Fazıl Kısakürek)

İzin ver; onu bir kere de ben anlatayım! İzin ver; herkesin boyuna göre açıldığı bu ufuksuz denizde sana yaklaşabilmek değil, fakat kıyılardan, gerilerden yani kendimden uzaklaşabilmak manasına bir kere de ben gücümü deneyeyim! Öyle ki, sahili kaybetsem, artık gerilere dönemesem ve sende boğulsam, işte o zaman aradığım hayatın eşiğine ayak basmış olurum.

Deprem (Necip Fazıl Kısakürek)

Necip Fazıl'ın, birçoğu film haline getirilerek sinemalarda gösterilmiş bütün senaryo romanlarından “Deprem”...

Dininizi Öğreniniz - Gençler İçin- (Necip Fazıl Kısakürek)

"Dininizi Öğreniniz"kitabı,Üstad Necip Fazıl'ın Büyük Doğu dergileri ve"Ramazan Sahifeleri"nde Din ve Tasavvuf başlığı altında,hususen "gençler için"kaleme aldığı yazıları ve İslam büyüklerinden yaptığı sadeleştirmeler derlenerek hazırlanmıştır.