“Toplantıya
gideceğim. Baktım geç kalma ihtimalim var, bindim bir taksiye,
muhabbetçi bir arkadaş. O anlatıyor ben dinliyorum. Tam işyerinin önüne
geldik. Ankara’da Bakanlıklar. Diyelim ki, taksi parası 9.75 TL tuttu,
ben 10 TL uzattım. Hani hepimizin yaşadığı sahne vardır ya, taksici
üstünü arıyormuş gibi yapar, siz de para üstünü alabilmek için bir ayak
dışarıda, inmemek için debelenirsiniz. Tam o sahne olacak. Şoför, para üstü var mı diye aranmaya başladı.
- Üstü kalsın kardeşim” dedim.
Döndü bana doğru:
- Vaktin var mı ağabey ?” dedi.
- Evet” dedim (tek ayağım hala dışarıda)
Dörtlülere bastı, trafik dört şerit akıyor, indi araçtan. Önde bir büfe
var. Gitti oraya, bir şeyler konuşup geldi. Bana 25 krş uzattı. Belli
ki para bozdurmuş.
- Birader” dedim,”9.75 değil,10.50 yazsa ister miydin 50 kuruş benden?”
- “Ne alacağım ağabey 50 kuruşu!”
- Peki, niye gittin 25 kuruş için o kadar uğraştın. Üstü kalsın demiştim.”
Döndü bana, attı kolunu arkaya:
- “Vaktin var mı ağabey?”
- “Var.”
- Çek kapıyı o zaman.”