İlkyazlarda kırlara dağılan, sevimli kızıllıklarıyla çevreye sayısız güzellik saçan gelincikler olmasa ne kadar da noksan kalırdı dünya. Sevda Kıdeyş’in Gelincikler ve Aşk romanı, olanca albenisi ve rengiyle bu zarif kır çiçeklerinin zenginliklerini sunuyor.
Düğün hazırlığında bir genç kız Serra. Yaşama sevinciyle dolu, neşeli, bir o kadar da iyi kalpli… Hayatın kenarında kalakalmış bir annenin tarife sığmaz kederleriyle, gözleri parıldayan kimsesiz bir çocuğun masumane yalnızlığıyla karşılaştırıyor kaderi onu. Serra mı tutacak onların ellerinden, yoksa merhameti mi? Onlar mı sığınacaklar Serra’nın okyanuslar gibi engin kalbine, yoksa çaresizlikleri mi?