Kapı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kapı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2016

Hz. Ali ve Fatma - Aşkın Meali 3



Muharrem ayında Ehlibeyt'in büyük aşkını Sinan Yağmur'un usta kaleminden okuyun.

Sinan Yağmur'un yeni romanı Hz. Ali ve Fatma - Aşkın Meali 3'te Hz. Ali ve Fatma'nın iman dolu aşklarını heyecanla okuyacak, bu kutsal aşkın izinde kendinizi bir gözyaşı vadisinde bulacaksınız.

"İnsan ancak ihlaslı bir aşk ile farkına varır kendisinin. Ve o aşkın duasal kelimeleri ile yürür sevdiğinin ruhunda. Aşkın kelimeleri ile huzura erişir. İnsan hep 'bir' aşk arar ya sevdiğinde. Bu aşkı bulduğu an ona âşık olur. Aslında âşık olduğu o insan değildir. O hep tek 'bir' aşka aittir. Ey en sevdiğim Fatma! Bu dünyada birbirimizi ne kadar sevdiysek hep o 'bir' aşk içindir."

Ali hep sevdi. Coşkuyla sevdi. Aşk ile sevdi Fatma Zehra'sını. Kalan ömrü eninde sonunda bir "veda"ya sığdırılmış bir kadının gözlerinden yükselen dumanın dilini hiçbir söz çözemez.

"Yalnızlık, benim ebedi istirahatgâhım. Suskun gözlerimi dağların mor dudaklarına dikmişim. Ve sen, benim yaralı güvercinim!

Ay yârim! Gözlerini bana dikme ah Ali'm, kapat!"

"Ah canım! Canımı ne de güzel acıtıyorsun!"

"Ey Ali, ey aşkım!

En sevdiklerinden ayrılmayı göze alamayınca

'En Sevgili'ye ulaşamazsın."

Ah kalbim! İnlemenin, ağlamanın insanı nasıl kuş gibi hafiflettiğini bilemezsin. Yalnızlık yaşar! Çığlık yükselir!

Gözyaşı insanın aşkını, acısını, yalnızlığını gösteren en sadık sözdür.

Yazar: Sinan Yağmur
Yayınevi : Kapı Yayınları - Roman Dizisi

07 Mart 2016

Aşk bu kitapta dile geliyor

https://netlioo.com/r/gimth
Bu kitabı mutlaka okumalısınız. Satış rekorları kırıyor. Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı 'OD' ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD'un ana kahramanı. İskender Pala'nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında, yazar kişiliğinin imbiğinden geçirilerek aşkın tahtına bir kez daha oturtuluyor. 13. yüzyılın her bakımdan kavruk ve yanıp yıkılan ortamına Yunus Emre'nin gelişi tarihi atmosfer içerisinde hakiki anlamına kavuşturuluyor. Yıkıntılar ve yangınlar içinden bir gönül ve bir insanlık anıtının inşa edilişi cümle cümle anlatıyor ve elbette kalbe dokuna dokuna yol alıyor. Romanın her sayfasında Yunus'un hamlıktan saflığa geçişi okunuyor.

Biliyorum,"Biz bu ilden gider olduk, kalanlara selam olsun," demişti… Yine Biliyorum, "Bizim için hayır dua kılanlara selam olsun." Demişti… Ve Sevgili'ye gittiği o geceden sonra adının dilden dile, Aşkının gönülden gönüle dolaştığını da biliyorum… Şimdilerde ona kimisi Âşık Yunus, Miskin Yunus… Derviş Yunus…Varsın onu da desinler. Ve Türk yurtlarında, onu en çok "Bizim Yunus" diye çağırırlar.

Biliyorum…


https://netlioo.com/r/gimth

Kitabı %30 indirimli satın almak için TIKLAYIN

25 Şubat 2013

İşte Satış Rekorları Kıran EFSANE

Çıktığı günden bu yana satış listelerinin üstünde yer alıyor. Yılların birikimiyle, Türkiye'nin en iyi edebiyatçılarından İskender Pala yine o muhteşem üslubuyla karşımızda. Kitap size tarihi anlatırken yine aşk kokuyor. Duygu yoğuluğu ile okuyacağınız bir kitap. İşte EFSANE, işte Bir Barbaros Romanı, İşte Prof. Dr. İskender Pala. Bu kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.

Arka Kapaktan
Efsaneler bazen denizden,
Bazen aşktan ve ateşten gelirler.
Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler,
Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar...
Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir.
Bir çağı haritalarda bulamazsınız.
Derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak gerekir.
Girdaplarda yüksek idealler saklanabilir.

19 Eylül 2012

Aşka Dair (İskender Pala)

Aşkın başlangıcı "görme", sonucu "bakma" dır. İlk görüş anında başlayan ilginin sırasıyla sevgiye, bağlılığa, kalbin erimesine, tutkuya, özleme ve nihayet aşka dönüşmesinin bir tek gayesi vardır; sevilenin yüzüne bakabilmek, o ilk görüş anının lezzetini ve hazzını derece derece artırarak kemale erdirebilmek.

Görmekten bakma derecesine yükselebilmek için aşkın bin bir türlü tecellisi, sayısız çile durağı, firkat, hicran ve hasrete adanmış elemleri vardır ki, bunların her biri âşıkı kabalıklarından yontar, ruhunu arıtıp billurlaştırır ve en son noktada doya doya "bakma" eylemi için onu hazırlayıp sevgili huzuruna çıkartır.

Aşkın "bakma" dan sonraki durağı "tapma"; yani sevenin sevilene kul olmasıdır.