Öncelikle hırs kelimesinin anlamı üzerinde düşünmemiz lazım. Hırs zarar veren iyi bulmadığımız, bütün dillerde de hırsın köküne baktığımızda iyi olmayan bir sıfat, iyi olmayan bir özellik. İyi olan özellik, tutku, tutkulu olmak. Herhangi bir şeyin tutkuyla peşinden gitmek iyi birşey. Hırsla gitmek için de, hafif öfke, bir ihtiyaç ve o ihtiyacın tamamlanmasıyla ilgili bir sıkıntı var. Tutkuda öyle değil. Tutkunun içinde heyecan var, sevinç var. O şeyin size vereceği tatmin var. İhtiyacınızın tamamlanmasından öte artı tatmin olacağınız, kendinizi gerçekleştirmek için size bir alan sunma imkanı var tutkunun. Dolayısıyla hırslı hissettiğiniz an kendinizi, ilk soracağınız soru, benim bu hırsımın içinde hangi ihtiyacım var da ben bu dürtüyle gidiyorum, onunla karşılaştığınızda zaten o ihtiyacınız yok olur. Erir gider, farkındalığınız o konuyla ilgili artarsa. O zaman o şeyi istemeniz tutku haline dönüşebilir. Ben buna tutkuluyum, o zaman işinizi çok daha severek yaparsınız. Sabahları mesela daha zevkle kalkarsınız, işi tutkuyla yapıyorsanız eğer. Ama tutku yoksa öbürü zarar verir, yaralar, kırar, zayıf düşürür insanı.
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
NLP Uzmanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NLP Uzmanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
02 Ocak 2014
17 Kasım 2013
Aralarında anlaşmazlık olan çalışanlara müdahale etmeli miyim?
Eğer size yansıdıysa belli ki hakikaten bir huzusuzluk var ve size yansıyacak kadar çevrede de konuşuluyor. İnsanlar arasında da sorunlara yol açıyor demektir. Bunu çok ustaca hakikaten sizin yani yöneticinin koçluk bilgisiyle çok değişik bir şekilde kavrayıp yönetmesi gerekiyor. Bu ne demek? Bu şu demek; kendisinin çok iyi bir dinleyici olması lazım. Bu konuyu bir şekilde kendi hikayesiyle, kendi başından geçen bir olayla onlara kendi zihinlerinde bulduracak şekilde anlatabilir.
16 Kasım 2013
Terfi etmek isteyen çalışanların beklentisini nasıl karşılamalıyım?
Hepimizin, çalışanların, insanların kendi gelişimini gözlemleyebilmesi için çeşitli kariyer adımlarının olması ve bunu istemesi en doğal, en güzel arzulardan bir tanesi. Bununla beraber bir şirketteki çalışanın terfi umudu biraz böyle yanlış bir cümle. Sebebi, terfi umudu diye birşey olamaz. Zaten biz bir yere girdiğimizde hedefimizi biliyoruzdur diye varsayalım. Yani bu ön kabulle başlarız. Yöneticimizle biz bi yerde işe başladığımızda ne olacağı az çok bellidir. İlk yıl ne olacağı, ikinci yıl ne olacağı. Gelişmelerden yöneticimizle eş güdümlü olarak, eş zamanlı olarak zaten toplantılar sırasında belli olmuştur. Dolayısıyla ummak kelimesi biraz hani belirsizlik var da umuyor gibi birşey düşündürebilir.
10 Kasım 2013
Yanımda çalışanların benim hakkımdaki düşüncelerini nasıl anlarım?
Eğer takımı onunla beraber ilerletmiyorsa, onunla eşgüdümlü hareket etmiyorsa tabiki yönetici pozisyonundaki kişi bunun sebebini bilmek zorundadır. Bunu çeşitli yöntemlerle yapabilir. Birebir koçluk görüşmeleriyle yani yöneticiliğin koçluk tarafıyla onlarla konuşabilir.
09 Kasım 2013
Yanımda çalışanlara patronluğumu ne kadar hissettirmeliyim?
Bizim ülkemizde bugüne kadar geleneksel yönetim tekniklerinin başında bilinen, sanılan korkuyla yönetimdi. Fakat en son zamanlarda biliyoruz ki eğer kendine güvenen bir yönetici varsa korkuyla değil, sevgiyle yönetimin de aynı işi yaptırabilir etkisini biliyor. Bununla beraber eski inançları taşıyan, eski düşünceye sahip olan çalışanlarla çalışıyorsanız eğer onları korkutmanız gerektiğine inanacağınız zamanlar olabilir.
02 Kasım 2013
Yöneticiler ve çalışanlar arasında nasıl bir mesafe olması gerekir?
Mesafeli olmak eğer bu sizin davranış stiliniz, sizin kişiliğiniz değilse özellikle konmuş birşeyse oldukça rahatsız edicidir. Fakat bazı insanlar o mesafeyi o kadar güzel oluştururlar ki samimidirler, candandırlar, bir yaandan da mesafeli olmayı kendi güven alanları gibi yaşarlar. Daha fazla içlerine dönük çalışan insanlarda özellikle böyledir.
İyi bir patron veya yönetici olduğumu nasıl anlarım?
Bizim hedeflerimiz vardır. Tıllık hedefler, beş yıllık hedefler, on yıllık hedefler. Takımımızla beraber biz çalışıyorken bu hedeflere doğru ilerlemek için, bu hedefi kazanmak için, bu hedefe ulaşmak için çalışırız. Bu benim de hedefim, şirketimin hedefi, takımımın hedefi ve hepimiz bir yere doğru gitmek istiyoruz. Ne istiyoruz biz günün sonunda? Bütün herkese soruyorum ben, eğirimlerde, seanslarda. Hepimizin istediği şey mutlu olmak. İşte hepimiz ne istiyoruz? İyi, kaliteli bir hayat sürmek istiyoruz. Standartlarımızın iyi olması. Ailemizle birlikte rahat yaşamak. Bunun en önemli parçası da iş hayatımız. Çünkü bizim günlük kaç saatimiz geçiyor işte düşünecek olursak? 7'de gidip 7'de çıktığımızı düşünsek, 12 saatimiz işte geçiyor. 8 saat uyuduğumuzu varsayalım, 12 saat daha, etti 20. 4 saat kalıyor özel hayata. Dolayısıyla ailemizle kaliteli hayat için para kazandığımız yer değil işyerimiz. İşyerimiz bizim, kendimizi gerçekleştirdiğimiz, başarı ihtiyacımızı tamamladığımız, gücü hissettiğimiz, ilişkilerimizi tarttığımız, kendimizi gözlemlediğimiz, kendimizi geliştirdiğimiz, kendimizi büyüttüğümüz, dönüştürdüğümüz yer işyeri. İşi böyle algılamaya başladığımızda iş, iş olmaktan çıkıyor, sizin kendinizi geliştirmenizi sağlamanız için bir tiyatro sahnesi, bir platform, size sunulmuş bir yer oluyor.
NLP ile evlilik sorunları çözülebilir mi?
NLP'nin en önemli konularından bir tanesi iletişim. İnsanlar birbirini anlayamıyor. Bu çok normal. Yani insanların birbirini anlamaması normal olan. Anlaşmak anormal. Yani iki kişi anlaşıyorsa bence yanılıyorlardır. Anlaştıklarını sanıyorlardır. Hepimiz yaşamı öyle biriktiriyoruz ki birbirimizden inanılmaz farklı kombinasyonlarda. İki kişinin aynı şeyi anlaması paylaşması mümkün değil. Ne mümkün? Uyum mümkün. Uyumlu olmak, anlayışlı olmak, anlamaya çalışmak, bunlar zaten sevginin de özü. Biz ne yapıyoruz, haklı çıkma çabasına düşüyoruz, ben haklıyım, işte ilişkilerdeki en büyük sorunlardan bir tanesi o.
Kıskanç kişilere NLP nasıl faydalı olur?
Kıskançlık öncelikle parazit bir duygu. Yani Tek duygu değil. Birkaç duygunun karışımı. Hangi duyguların karışımı? Korkmayla öfkenin karışımı. Kıskanç diye birşey olamaz. Kıskançlık öfke ve korkunun bileşkesi yani arasındaki duygu. Diyelim ki erkek arkadaşım ya da eşim bakıyor başka güzel kadınlara, öff niye bakıyor diye kıskanıyorum. Halbu ki içinde ne var? Öfke ve korku. Nedir_ Ya sevgilim başka kadınlara giderse, beni bırakırsa korkusu. Öfkeliyim, o kadınlar kadar güzel olmadığım için. Bu korku ve öfke... Dolayısıyla kıskançlığın içindeki bu iki duyguyu çekip çıkarmanız gerekiyor.
Topluluk önünde rahat konuşabilmek için NLP'den nasıl yararlanabiliriz?
Birkaç teknikten bahsedeyim isterseniz. Bir tanesi, o insanların, yani toplulukta kim var ise, hakikaten de bizimle değil, benimle değil, onlar sadece bilgi ile ilgili. Kimse konuşmacı nedir, napıyor bununla ilgili değil. Herkes benim verdiğim bilgilerle ilgili. Böyle düşündüğünüz zaman heyecanınız bir nebze azalır. Topluluk önünde konuşurken en önemli konulardan bir tanesi belirli bir dozda stresin olması sizi daha canlı yapar. O hafif heyecan konuşmanıza daha renk katar. Daha canlandırır. Onun bir faydası da var. Ama istediğimiz belirli bir dozda olması. Bunlardan başka bir tanesi de orda konuştuğunuz insanların hepsinin işte dostunuz, tanıdığınız, kardeşiniz, arkadaşınız, birlikte çalıştığınız takım arkadaşınız, bunu düşündüğünüz zaman zaten onlara birşey anlatıyorsunuz. Hepsine tek tek anlatıyormuşsunuz gibi düşündüğünüzde yani kalabalığı bir karanlık, bir grilik, bir uğultu ve yok gibi algılamak yerine onların tek tek insanlar olduğunu farkederseniz eğer o zaman korkacak hiç birşey kalmıyor.
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
NLP ile hayatımızı kökten değiştirebilir miyiz?
NLP direk çapalarla, içsel hatırlatmalarla bedenin farklı hormonlar sağlayacak kadar etkili tekniklere sahip. Bir tek şey var. Bu kişinin bunu istiyor olması lazım. İlk önce ne istiyorsanız hayatınızda bunu gözünüzde canlandırmanız, o anla eşleşmeniz, o anın içinde olmanız lazım. O anın içinde olmak ne demek? Beş duyu organıyla içinde olmak demek. Diyelim ki çok güzel bir ev hayal ediyorsunuz. Onun bahçesinde oturup çay içiyor olduğunuzu, çayın kokusunu, o sırada bahçenizden gelen çiçeklerin kokusunu, eşiniz çocuklarınız olmasını istiyorsanız eşinizin canım sevgilim diye sesini duymanız, çocuklarınızın orda koşuşturmalarını hissetmeniz, o şeyin içinde yaşamanız gerekiyor zihninizde. Bunu zihninizde yaptığınız zaman bilinçaltınıza bu isteği gömüyorsunuz. Çünkü bilinçaltımıza biz bilinçli zihnimizle yeni bir arzuyu gömmezsek, yerleştirmezsek içeriye, bilinçaltımız bizim eski bildiğimiz model hayatları sürdürmemizi sağlıyor. Bu ne demek? Anne babamızın yolunu ya da işte gördüğümüz televizyon dizilerindeki, belki de bedbaht, tüm ilişkiler aynıdır, bütün erkekler aldatır, işte acıklı sonlar, bir yığın şeyler var bilinçaltımızda. Bilinçaltımız bizim kölemizdir. Biz onun efendisiyiz. O, biz ne istersek onu yapar. Siz onu neyle beslerseniz o onu yapacaktır. Dolayısıyla ilk aşama ona bilinçli olarak ne istediğinizi yerleştirmeniz.
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
31 Ekim 2013
Özgüven eksikliği olanlara NLP nasıl yardımcı olur?
Birçok insanda hakikaten böyle bir sorun var. Bu sorunun sebebi, nedeniyle ilgilenmiyor NLP. İlk farkı bu. Neden bu hale geldin? Nelerin eksik? Şunları tamamlaman lazım gibi bir teknik değil. Bu günden sonra özgüvenli hissetmen için neye ihtiyacın var? Bununla ilgiliyiz. Diyelim ki biri geldi bana ve özgüven eksikliğinden şikayet ediyor. Aslında bu çok subjektif, çok nesnel birşey. Bu onun görüşü. Bana göre hiç de özgüveni eksik olmayacak birisi olabilir bu. Dolayısıyla kendisi bunu böyle hissediyor, yaşıyor. Bunun için önce onun algılarını değiştiriyoruz. Aslında özgüvenin eksik oldğuunu sandığını farkettiriyoruz. Çünkü hepimizin içinde her türlü kaynağa kendi içimizde sahibiz. Hepimizin içinde zaten güvenen var. Güvensizlik başımıza gelen bir takım olaylardan artık böyle yorulmuş olmak, biraz nıkmış olmak anlamına geliyor. Dolayısıyla NLP önce özgüveni olmayan bir insanın algılarını değiştiriyor. İçindeki kaynakla, güçle buluşturuyor ve dışardan hiç birşey vermiyor. Kendi içinde zaten özgüveninin olduğunu farkettiriyor ve birkaç seansla hakikaten kendisini çok daha güçlü, rahat, güvenli, çok daha huzurlu ve mutlu hissediyor.
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
NLP nasıl ortaya çıkmıştır?
Ortaya çıkışı; herkesin mutlu, başarılı, güçlü, ilişkilerini en yüksek verimlilikle sürdürebilmesi için ne yapılabilir diye düşünmüş iki genç, Richard BANDLER ve John GRİNDER. Ve mutlu, başarılı, güçlü insanları incelemişler. Mutlu, başarılı, güçlü insanlara baktıklarında farkettikleri şey şu: Bu insanların temel inançlarını ayırıyorlar. Biz buna NLP'nin varsayımları diyoruz. Bu inançlardan bir tanesi mesela başarısızlık yoktur, sonuçlar vardır diye inanıyor hayatında çok ilerlemiş insanlar her zaman. Sonuçlara bakıyorlar. Sonuçlardan aldıkları geri bildirimle de yeni hareket planlarını çiziyorlar. Hiç bir zaman şöyle demiyorlar; ben neden başarısızım? işte, şunun yüzünden başarısızım... Şikayet etmiyorlar, başkalarını suçlamıyorlar. Dışarıda aramıyorlar sebebi. Ve sebeple çok ilgilenmiyorlar. Tabiki nedenler çok önemli onlara bakıyorlar. Bununla beraber, ben bu sonuçtan aldığım bilgiyi, daha sonra yapacağım eylemde nasıl kullanırım diye düşünüyorlar. Birşey yapıyorsun sonuç alamıyorsan o zaman o yaptığın şeyin şeklini değiştirmeliyim diye bakıyorlar.
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
NLP'yi kitaplardan öğrenebilir miyiz?
Kitaplardan öğrenilebilir. Bu işi hızlandırır, kolaylaştırır, bir fikir verir. Bununla beraber birçok teknik yaşanmaya yönelik olduğu için size birilerinin birebir birşey uyguluyor olması lazım. NLP'nin en önemli konularından bir tanesi hipnotik dil kullanma, hipnozdur. Dolayısıyla hipnoz öyle kendi kendinize kolaylıkla öğrenilecek birşey değildir. Hipnotik dil kullanma oldukça uzmanlık gerektiren içinde uzmanlık barındıran bir konu. Ben size şöyle söyleyeyim, ben neredeyse 7 yıldır bu işin içindeyim. 7 yıldır sürekli NLP ile ilgiliyim. Hala öğreniyorum. Hala farkındalığım artıyor ve bir kerede aldım öğrendim diye birşey söz konusu değil. NLP'nin çeşitli kitapları var. Hem yabancı dilden Türkçe'ye çevrilmiş kitaplar bulabilirsiniz, hem Türkçe de bu konuda oldukça katkıları olan yazarlar var.
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
NLP ne işe yarar?
NLP ne işe yarar? NLP aile sorunlarından iş hayatındaki tüm seviyelerdeki problemleri çözmeye kadar her türlü alanda kullanılabilir. Çünkü NLP uğraştığı konu gereği insanla ilgileniyor. İnsanın olduğu her yerde işe yarıyor. Aile içinde eşlerle ilgili kullanılabilir. Çocuğunuzla, arkadaşlarınızla ilişkilerinizde iletişimizinde kullanılabilir. İş hayatında bütün takım arkadaşlarınızla iletişiminizde, kendinizi geliştirmenizde kullanabileceğiniz için kullanılabilir. Koçlukta kullandığımız birşey. Zaten NLP'nin gücü şu, NLP öyle bir teknik ki, bütün tekniklerin en iyi kısımlarını içinde barındırıyor. İnsanın olduğu her yerde NLP'yi kullanabilirsiniz. Her türlü sorunu çözmede, gelişimle ilgili, iş hayatıyla ilgili her yerde kullanabilirsiniz.
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
NLP'yi günlük hayatımıza nasıl geçirebiliriz?
İnsanlar soru sorarak düşünür. Düşünmek demek soro sormak demek. Ne, derede, nasıl gibi. Soru sorduğunuzda düşünürsünüz. Diğerleri düşünce değildir. Hayal kurmaktır, canlandırmaktır, kuruntudur ama düşünmek değildir. Düşünme bir sorunun cevabını aramaya düşünme denir. Dolayısıyla NLP insanların düşünmesini sağlayarak onların zihninde yeni boyutlar açıyor. Sabahları buzdolabınızın üzerine, mesela sabah soruları var, en güçlü sabah soruları diyorum ben ona, işte bugün beni ne heyecanlandırıyor, kimler beni seviyor, ben kimleri seviyorum, hayatımın amacı ne gibi size yaşadığınızı hatırlatacak, bugün hayatınızda iyi olan ne var, ne iyilikler olacak, ne yenilikler olacak, gibi sorular sizin bu gününüzün, bu sabahınızın yeni ve hiç kullanılmamış olduğunu farkettiriyor. Sırf bu soruları sorduğumuzda dahi günümüzün bir anda rengi değişecektir.
30 Ekim 2013
NLP nasıl öğrenilir?
NLP, eğer NLP öğretmeni olacaksanız, NLP öğreticisi olacaksanız insanlara bu konuyla yaklaşacaksanız 3 aşamalı... Önce Pratisyen oluyorsunuz. Sonra Master Pratisyen oluyorsunuz (uzman pratisyen). Daha sonra da Trainer oluyorsunuz. Yani o işin uygulayıcısı. Bütün bu programa baktığınız zaman ilki 12 gün, Master Pratisyen dediğimiz 20 gün, Trainer programı da 20 gün, bazen 30 güne kadar da uzayan programlar olabiliyor. Dolayısıyla saat bazında 2 yıllık master programına eş... NLP'yi öğretmek için değil de kendiniz için almak istiyorsanız eğer bunu Trainer olmuş NLP koçlarından birebir seanslar halinde öğrenebilirsiniz.
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
NLP kişisel problemlerimizi nasıl çözer?
İnandığımız en önemli konulardan bir tanesi, neye başlarsak başlayalım değişim kendimizle başlar. Değişmeyen tek şey değişimdir. Herşey sürekli değişiyor. Kanımız şu anda yenileniyor, aldığımız her nefes yeni nefes, herşey sürekli değişiyor. Fakat insan da doğası gereği değişimden hep kaçınıyor, korkuyor, endişeleniyor. Çünkü belirsizlik rahatsız ediyor. Değişimin kendinden başlayacağına inanıyor olması gerekiyor kişinin. Eğer inanmıyorsa da zaten yaşam öyle gelişiyor ki değişim için zorluyor bazı insanları. Hatta bazı insanlar değişmekte o kadar çok direniyorlar ki, evrenin düzeni çok enteresan, onların başına kaza getiriyor değişmeleri için ya da hastalık bulduruyor ki bak diyor olmuyor bu yaptığın şey, değişmen için seni ben uyarıyorum.
NLP teknikleri nelerdir?
NLP birçok teknikten oluşuyor. Oldukça da uzun bir programda bunu öğreniyorsunuz. Birçok teknikten oluşmasının sebebi bu NLP tekniğini kuran iki genç adam bütün teknikleri inceleyip en çok işe yarayacak teknikleri bütün ekollerin içinden alıyorlar. Dolayısıyla her kişiye, her insana özel ayrı hem de her farklı progleme başka biçimde yanaşacak teknikler geliştiriyorlar. İşte biliyorsunuz Milton Model var, Zaman Çizgisi var, Meta Modeller var... Şöyle söyleyeyim size davranışsal psikolojinin ilgilendiği bütün konuların en kısa sürede çözümlenecek şekilde bir paket halinde sunuyor NLP.
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
NLP nedir?
NLP, dilinizi, sizir sisteminizi farkederek onu istediğiniz en üst versiyonda yaşama imkanı kılan teknikler sunuyor size. N'si Neuro demek ingilizce. Neuro yani, sinir sistemimizle ilgili olan kısmı. Bizim sinir sistemimiz Beş duyu organıyla aldığı mesajlara tepkiler vererek çalışıyor. Beş duyumuzdan biz bu mesajları almazsak biz yeryüzünü hissetmiyoruz. Dolayısıyla insanların bu beş duyu organıyla aldığı mesajlarla, olaylarla ilgili bir algısı oluyor. Bu beş duyu organı tahmin edersiniz ki çok daracık birşey. Çünkü Bir dakika içinde hepimize 2 milyon uyaran yağıyor. 2 milyon uyarandan bizim zihnimiz ancak 1000'ini işlem yapabiliyor. Dolayısıyla ben şu anda size ne kadar hızlı konuşursam konuşayım bu 2 milyondan 1000'ini zihin işlem yapıyor. 100 ila 200 kelimesini de konuşabiliyorum. Dolayısıyla biz Neuro kısmında sinir sistemiyle ilgili önce farkındalık geliştiriyoruz. L'side, Linguistic demek, bu sinir sisteminde 2 milyonluk datada aldığım bilgiyi ben dile vuruyorum. İkimizin de 2 milyonluk datadan aldığı 1000 ayrı 1000'ler. Ve dilden başka hiç bir yansıtıcımız yok. Düşüncelerimizin hepsi dille dışarıya yansıyor, çıkıyor. Linguistic olarak da dilimiz bizim yeryüzünü nasıl algıladığımızı kısır bir şekilde dışarıya veriyor. Şimdi 1000'liği 100'e, 200'e indirdiği için dil, yaşantımızı çok sınırlandırıyor. O 100 ile 200'lükte seçme hakkımız var. O binlikte de seçme hakkımız var. 2 milyon datada neye dikkat edeceğim... Dolayısıyla NLP, Neuro Linguistic Programming, P'si de bütün bunların uyanıklığında, farkında olup kendi zihninizi yeniden proramlamanız anlamına geliyor.
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
Banu Gökçül / NLP Uzmanı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
