Edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2013

Yeni Başlangıçlar Mevsimi (Debbie Macomber)

Sonlar, insanı hayata bağlayan yepyeni başlangıçlardır… Yine satış listelerinin üzerinde bir kitap.

Kimi zaman hayatın karmaşasından başımızı kaldırmak, dertlerimizi geride bırakmak ya da bize zarar veren alışkanlıklarımızdan kurtulmak için bir yol bulmaya çalışırız. Ve bu arayışta en büyük yardımcımız dostlarımız olur; sadece iyi değil kötü günde de yanı başımızda duran ve her sonun bir başlangıca vesile olduğunu hatırlatan can dostlarımız…

23 Şubat 2013

Grinin Elli Tonu (E L James)

Çıktığı ilk günlerden beri satış listelerinin üstünde olan bir kitap. Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı... Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak

Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey’le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana’nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır...

22 Şubat 2013

Sana Soyundum (Sylvia Day)

Ateşle oyna!

Sana Soyundum Amerika’da haftalarca bestseller listelerinden inmeyen, tüm dünyada 38 ülkeye satılan Crossfire üçlemesinin ilk kitabıdır.

“Sana ihtiyacım var, Gideon” dedim soluk soluğa ve tahrik olduğu için şimdi daha da yoğunlaşmış olan kokusunu içime çektim. Sırf teninin baştan çıkarıcı kokusu yüzünden hafifçe sarhoş olduğumu düşündüm. “Beni çıldırtıyorsun.”

Bileklerimi bırakıp yüzümü avuçlarının arasına aldı ve dudaklarını dudaklarıma sertçe bastırdı. Pantolonuna uzanıp gizli fermuara ulaşabilmek için iki düğmeyi açtım…

20 Şubat 2013

Kim Bir Milyar Kazanmak İster? (Vikas Swarup)

Seçim meraklılarının sahte demokrasisine, sinema meraklılarının sahte Hollywood'u Bollywood'una, ergenlikten sonra egzotik din seçme saçmalığına girenlerin sahte bir guru'ya bağlanma hikayelerine bayılanlar için: Hindistan'ın, demokrasi karşıtı kast sistemini, star sisteminin sömürdüğü sıradan fakir insanları, dinlerin de sahtekarlık ve gaddarlıkla dolu olduğunu gösteren sarsıcı bir kitap..

Nar Ağacı (Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu)

İşte yine muhteşem bir roman. Haftanın en çok satan kitaplarından.

Nazan Bekiroğlu’ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı yıllarında başlayıp I. Dünya Savaşı’na uzanan bir öykü… Trabzon’da ve Tebriz’de doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce delice akan sonra durgunlaşan iki ırmak… Aslında çok ırmak… Tebriz’in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra…

İki büyük savaşın savurup yeniden şekillendirdiği hayatlar, muhaceret, tehcir, mücadele, kader… Farklı inançların aktığı ortak zemin, üç ülke ve üç sevda Nazan Bekiroğlu’nun mürekkebi aşk olan kaleminde buluştu. “Nar Ağacı” bir Doğu masalı kadar zengin, hayal kadar güzel, hayat kadar gerçek bir hikâye… İncelikle işlenmiş karakterleri, zengin detayları ve dönemi anlatmadaki maharetiyle yıllarca unutulmayacak bir kitap…

19 Şubat 2013

Dünyanın En Güzel Kitabı (Vehbi Bardakçı)

Toroslar’da küçük bir kız çocuğuyla kurulan ve daha sonra mektuplarla gelişen büyük bir dostluğun hikâyesi. Özgün bir anlatım, akıcı, yalın, şiirsel bir dil ve olağanüstü bir kurgulama.

Toroslar’ın vahşi doğasında yolculuk yaparken, yıllar önce kurulan bu dostluğun bellekte kalan puslu görüntülerini bir sinema izleyicisi gibi keyifle izleyeceksiniz. Nesnel ve öznel dünyaların iç içe geçerek farklı bir boyut kazanması, sizi kendi içinizde başka bir yolculuğa çıkaracak.

EFSANE Bir Barbaros Romanı (Prof. Dr. İskender Pala)

İşte haftanın en çok satan kitabı. Yine bir İskender Pala klasiği. Büyük edebiyatçı İskender Pala son çıkardığı EFSANE Bir Barbaros Romanı ile ilk çıktığı günden beri satış rekorları kırıyor. Üslubuyla sizi alıp götüreceği gibi tarihimizin de gerçek yüzünü size bir hikaye gibi anlatıyor. Hem bir romanın içinde sürüklenip gideceksiniz hem de tarihimizin iç yüzünü öğreneceksiniz.

Efsaneler bazen denizden,
Bazen aşktan ve ateşten gelirler.
Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler,
Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar…
Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir.
Bir çağı haritalarda bulamazsınız.
Derine, insana ve tarihin denizlerine açılmak gerekir.
Girdaplarda yüksek idealler saklanabilir.

15 Şubat 2013

Aşka Yelken Açanlar (Brenda Joyce)

Bir korsanın kızı olarak büyüyen Amanda Carre görgü kurallarından habersizdir. Babası idam edildiğinde onu öfkeli bir kalabalığın elinden kurtaran Cliff de Warenne’den önce kimseden yardım görmemiştir. Başından geçenlerden sonra İngiltere’ye gitmeli ve hiç tanımadığı annesini bulmalıdır, refakatçisiyse çapkınlığıyla meşhur bir korsan avcısıdır…

Cliff de Warenne bu güzel fakat vahşi kızı Londra’ya, sosyetik annesinin yanına götürmeyi kendine görev edinir ve ona başka gözle bakmayı kabul etmez. Genç kızı Londra sosyetesine yem etmemek için vasisi olarak onu eğitmeli ve ona uygun bir eş bulmalıdır. Ama genç kıza duyduğu arzuyu kontrol etmesi giderek zorlaşacaktır. Meşhur korsan avcısı, sonunda bir kadının kalbini ehlîleştirmesine izin verecek midir?

Seninle Bir Gece (Sophie Jordan)

Kendi ailesinin ona hizmetçi gibi davranmasından bıkan Leydi Jane Guthrie için sonunda bir çıkış yolu görünür… en azından bir geceliğine. Cüretkâr bir elbiseyle, adı skandallarla anılan bir kadının maskeli balosunda yaşayacağı birkaç saatlik özgürlüğü iple çeker.

Fakat Seth Rutledge karşısına çıktığında her şey değişir.

Savaşın acılarıyla kalbi katılaşan Seth, kız kardeşinin iyiliği için evlenmesi gerektiğini bilse de tutkunun artık kalbinde yer almadığını düşünmektedir… ta ki o maskeli güzel kalbini çalana kadar. Seth tekrar bulmak için yanıp tutuştuğu bu güzelin, çocukluk arkadaşı Jane olduğundan ve beraber geçirdikleri o geceden sonra hayatlarının bir daha asla eskisi gibi olmayacağından habersizdir...

28 Aralık 2012

Aziz İstanbul (Yahya Kemal Beyatlı)

"Yahya Kemal için İstanbul, tabiî güzelliğinin yanında, Türk milletinin fizyolojik olarak kazandığı mükemmeliyeti, kültür ve medeniyette vardığı seviyeyi gösteren bir şehirdir. Bu sebepten olmalı ki o, İstanbul’u çok sever; onun içinde yaşamaktan, onu keşfetmekten büyük zevk duyar. Türk kültür ve edebiyatında İstanbul’un manasını ilk kavrayan yazar Yahya Kemal’dir. İşte "Aziz İstanbul" Yahya Kemal’in İstanbul’a olan sevdasını derinden hissedeceğimiz yazılardan müteşekkil meşhur eseri.."

Çocukluğum, Gençliğim, Siyasi ve Edebi Hatıralarım (Yahya Kemal Beyatlı)

Yahya Kemal’in vatan evladı olduğu Üsküb’ü, Filibe’yi, Selânik’i ve ailesini bütün eski Türkvasıflarıyla resmettiği Çocukluğum-Gençliğim; edebiyat ve şiir hakkındaki yazı ve hatıralarını topladığı Edebî Hatıralar; imparatorluk çapındaki vatanımızın kendi elimizle hazin yıkılışını hikâye ettiği Siyasî Hatıralar ile Jön Türklerin iç yüzünü gösteren Jön Türklere Dair adı altında dört bölümden oluşan eser.

Edebiyata Dair (Yahya Kemal Beyatlı)

Bu kitap Yahya Kemal varisleri Reşad Beyatlı, Adile Gürealp, Narin Özbalkan ve Çetin Şencan'la İstanbul Fetih Cemiyeti Şencan'la İstanbul Fetih Cemiyeti arasında imzalanan mukavele gereğince Yahya Kemal Enstitüsü tarafından neşrolunmuştur. İçindeki yazıların her türlü basım ve yayım hakkı mahfuzdur.

Eski Şiirin Rüzgarıyla (Yahya Kemal Beyatlı)

Eski çağların ruh iklimini yeni zamanlara taşıyan Eski Şiirin Rüzgarıyle'de yer alan şiirler, tıpkı Kendi Gök Kubbemiz'de olduğu gibi, mükemmele ulaşmayı amaçlayan dile ve musikiya dayanır. Sesin ve sözün dize için anlamını yeniden kuran Yahya Kemal; anların, anıların kişisel ve toplumsal tarih içindeki yerini de yeniden anlamlandırmış ve şiirine taşımıştır. Onun dizelerinde büyük bir kültür ve uygarlığın kokusu, rengi, ritmi hissedilir. Eski Şiirin Rüzgarıyle'de yer alan ve neoklasik biçemin en değerli örneklerinden sayılan şiirler öncü ve eşsiz niteliklerinin yanı sıra şiir tarihimize, büyük şairlerin hatırasına ve mirasına da bir selamdır.
Kalbim yine üzgün seni andım da derinden.
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden!
Üzgün ve kırılmış gibi en ince yerinden,
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden!
Kendi Gök Kubbemiz'le Yahya Kemal evrenine giren okurlar, Eski Şiirin Rüzgarıyla (ile) eski çağların iklimini hissedecekler.
Sırada, Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş var.

27 Aralık 2012

Kendi Gök Kubbemiz (Yahya Kemal Beyatlı)

"Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiç bir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer"

Evet, yanılmadınız, bu nefis dörtlük büyük şairimiz "Yahya Kemal Beyatlı"ya ait...

Şairin 20. asır Türkiye Türkçesi ile yazdığı, yeni tarz şiirlerini bir araya toplayan eser.

Mektuplar Makaleler (Yahya Kemal Beyatlı)

Yahya Kemal’in el yazısı müsveddelerde kalmış çeşitli konulardaki yazıları, İspanya hatıraları, mektupları, makaleleri, konferans ve hitabelerinden metinler ile siyasetten felsefeye, sosyolojiye kadar her konuda yazdığı ve önceki kitaplara girememiş yazılarından oluşan eser.

26 Aralık 2012

Siyasi ve Edebi Portreler (Yahya Kemal Beyatlı)

Yahya Kemal’in yakından tanıdığı, son asır Türk edebiyatı ve sosyal hayatımızda mühim yerleri olmuş 20 Türk edebiyatçı ve siyasetçisi hakkındaki görüş, duyuş, düşünüş ve tenkitleri ile bu simalara ait edebî hatıralardan oluşan eser.

25 Aralık 2012

Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş (Yahya Kemal Beyatlı)

"Okuduğum kitapları okumaktan bıkınca, başka türlü bir vakit geçirmek hevesiyle, Hayyam'ın rubailerinden birini, bir defa daha gözden geçirmeye koyuluyorum; Türkçeye nakletmeye uğraşıyorum; mesela Hayyam bu rubaiyi Türkçe söyleseydi nasıl söylerdi? Bunu keşfetmeye çalışıyorum. Bu gerçi yorucu lakin merak verici bir meşgale oluyor."
- Yahya Kemal-

Rubai, daha çok, bir tefekkür şiiridir. Büyük bir tefekkür konusunu, böyle bir tefekkür heyecanını dört mısralık küçük bir söz kalıbı içinde ustalıkla terennüm edebilmek rubaide muvaffak olmaktır.

23 Aralık 2012

Özgürlüğün Elli Tonu (E L James)

Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı…
Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak.

Anastasia Steele’in ne istediğini bilen, göz alıcı iş adamı Christian Grey’le tanışması, her ikisinin de hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştiren şehvetli bir ilişkinin kıvılcımını çakmıştır. Christian’ın sıra dışı zevkleri karşısında şoka uğrayan, ondan hem hoşlanan hem de korkan Ana, daha derin bir bağlılık istiyordur. Onu yanında tutmaya kararlı olan Christian, bunu kabul eder.

22 Aralık 2012

Bir Dilekle Başladı Her Şey (Debbie Macomber)

Dilekler, içtenlikle istenince gerçekleşen hayallerdir…

Hayata yeniden tutunmak için önünde yirmi dilek duruyordu... Kâğıda döktüğü yirmi hayal…
Acı çekmektense geleceğe umutla bakmasını sağlayacak yirmi ihtimal…
Artık bir sonraki güne güzel duygularla başlamak için hazırdı, çünkü gerçekleştirmesi gereken hayalleri vardı. Çünkü hayat her şeye rağmen yaşamaya değerdi…

Hayatınızda çok isteyip de gerçekleştiremediğiniz şeyler mi var?
O halde hemen kâğıdınızı kaleminizi alın ve dilek listenizi hazırlamaya başlayın…

Nar Ağacı (Prof. Dr. Nazan Bekiroğlu)

Nazan Bekiroğlu’ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı yıllarında başlayıp I. Dünya Savaşı’na uzanan bir öykü… Trabzon’da ve Tebriz’de doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce delice akan sonra durgunlaşan iki ırmak… Aslında çok ırmak… Tebriz’in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Settarhan ve Trabzonlu inci tanesi Zehra…