Ülkemizde siyasi hesaplaşmalar yüzünden gelecekte büyük tehlikeler doğuracak bir etnik ayrımcılık yapılmaktadır. Bu ülke hepimizi refaha taşıyacak kadar büyük ve zengindir. Hesabını insanın mutluluğu üzerine yapmayanlar, kendilerine ikbal kapıları açabilmek için affedilemeyecek acılan teşvik ederken, yıkmak istedikleri duvarın üzerlerine devrileceğinden acaba haberleri mi yoktur, yoksa birilerinin hesabına çalışmanın ihaneti içinde midirler?
Ben bunun tartışmasının okuyucunun vicdanına bırakırken, bir soylu duruşun kısaca hikâyesinden söz edeceğim:
Erzurum'dan bir Anadolu çocuğu olarak Nurettin Topçu İstanbul'a gelir, burada okur ve Paris'te açılan bir imtihana kendi imkânlarıyla girerek, kazanır ve Fransa'ya gider. Sorbon Üniversitesinde sosyoloji ve felsefe okur, Sorbon'u birincisi olarak bitirir. Üniversite yetkilileri kendisine çeşitli ödüller vermek isterler. O; 'Hayır, benim ödülüm ülkemin onurudur, bu mezuniyet gününde Sorbon Üniversitesinde Fransız Bayrağını indirin, Türk Bayrağını çekin ve o dalgalansın", der. Nurettin Topçu, Sevilen, başarılı bir öğrencidir. İsteğini kırmazlar, böylece Türk Bayrağı bu üniversitenin, gönderinde gün boyunca dalgalanır.