Aşkın tutsaklarında kaldı,
Renk körlüğü.
Deniz yeşil olsa,
Ciök kırmızı,
Yollar mavi.
Ne fark eder onlar için.
Tek renkleri vardır;
Hayale boyanmış durur yüreklerinde!
Sevgilinin saçlarını,
Gözleriyle boyarlar.
Sarı olsa,
Siyah olsa.
Ne çıkar.
Umutları perdedir,
Başkaları görmesin diye.
Vuslat aşkın kılıcıdır.
Bakarsın,
Korumaya durur duvarda.
Bakarsın,
Biçmek için bütün sevdalan.
Çekilmiştir kınından!
Soylu aşklar.
Gurbette yeşerir gün boyu.
Bir buruk düşle dökülür seccadeye.
Onlar rengi de bilmezler,
Kılıcı da!
Muhsin İlyas SUBAŞI
Mevsimler Dergisinden Alınmıştır.
www.mevsimler.org
Muhsin İlyas SUBAŞI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Muhsin İlyas SUBAŞI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ocak 2017
21 Kasım 2016
Eylül Hüznü
Eylül'de hüzne sığınmış bir yaprak gibiyim,
Budar içimdeki bütün renkleri rüzgârlar.
Boyacı fırçasını mı bıraktı ırmak kenarında?
Tuval kaderimi dökülen gülün rengine boyar.
Duygularım gençlik duyarlılığını taşırken,
Zamanın örsünde dövüldüm yıllar boyu.
Şimdi solan bir çiçeğin titreyişinde kaygılarım,
Çekildi hayal denizimi besleyen pınarların suyu.
Budar içimdeki bütün renkleri rüzgârlar.
Boyacı fırçasını mı bıraktı ırmak kenarında?
Tuval kaderimi dökülen gülün rengine boyar.
Duygularım gençlik duyarlılığını taşırken,
Zamanın örsünde dövüldüm yıllar boyu.
Şimdi solan bir çiçeğin titreyişinde kaygılarım,
Çekildi hayal denizimi besleyen pınarların suyu.
15 Kasım 2016
Sorbon'da Türk Bayrağı Ve İnalcık'ın Tanınmazlığı
Ülkemizde siyasi hesaplaşmalar yüzünden gelecekte büyük tehlikeler doğuracak bir etnik ayrımcılık yapılmaktadır. Bu ülke hepimizi refaha taşıyacak kadar büyük ve zengindir. Hesabını insanın mutluluğu üzerine yapmayanlar, kendilerine ikbal kapıları açabilmek için affedilemeyecek acılan teşvik ederken, yıkmak istedikleri duvarın üzerlerine devrileceğinden acaba haberleri mi yoktur, yoksa birilerinin hesabına çalışmanın ihaneti içinde midirler?
Ben bunun tartışmasının okuyucunun vicdanına bırakırken, bir soylu duruşun kısaca hikâyesinden söz edeceğim:
Erzurum'dan bir Anadolu çocuğu olarak Nurettin Topçu İstanbul'a gelir, burada okur ve Paris'te açılan bir imtihana kendi imkânlarıyla girerek, kazanır ve Fransa'ya gider. Sorbon Üniversitesinde sosyoloji ve felsefe okur, Sorbon'u birincisi olarak bitirir. Üniversite yetkilileri kendisine çeşitli ödüller vermek isterler. O; 'Hayır, benim ödülüm ülkemin onurudur, bu mezuniyet gününde Sorbon Üniversitesinde Fransız Bayrağını indirin, Türk Bayrağını çekin ve o dalgalansın", der. Nurettin Topçu, Sevilen, başarılı bir öğrencidir. İsteğini kırmazlar, böylece Türk Bayrağı bu üniversitenin, gönderinde gün boyunca dalgalanır.
Ben bunun tartışmasının okuyucunun vicdanına bırakırken, bir soylu duruşun kısaca hikâyesinden söz edeceğim:
Erzurum'dan bir Anadolu çocuğu olarak Nurettin Topçu İstanbul'a gelir, burada okur ve Paris'te açılan bir imtihana kendi imkânlarıyla girerek, kazanır ve Fransa'ya gider. Sorbon Üniversitesinde sosyoloji ve felsefe okur, Sorbon'u birincisi olarak bitirir. Üniversite yetkilileri kendisine çeşitli ödüller vermek isterler. O; 'Hayır, benim ödülüm ülkemin onurudur, bu mezuniyet gününde Sorbon Üniversitesinde Fransız Bayrağını indirin, Türk Bayrağını çekin ve o dalgalansın", der. Nurettin Topçu, Sevilen, başarılı bir öğrencidir. İsteğini kırmazlar, böylece Türk Bayrağı bu üniversitenin, gönderinde gün boyunca dalgalanır.
07 Mart 2016
BAHAR (Muhsin İlyas SUBAŞI)

Eser nemli rüzgârlar deli dolu.
Nisan yağmurlarında uyanır toprak,
Renklerde Anadolu...
Dağ doruklarında menekşe,
Bahçemde lale,
Gülen bir kız gibidir çiçekler,
Güneş, yağmur tanelerinde dillenir,
Toprakta güler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)