Tebrikler! Çok net başka bir şey söylemem mümkün değil. Hızlı okuma rekoru kırmış olabilirim. Bu kadar duygu yüklü, bu kadar gerçekleri gözler önüne serebilen, hâlâ umut olabileceğine dair bu kadar mesaj bir arada nasıl verilir? Gerçekten tebrikler.
Filiz Şahin
DPT Yönetim Bilgi Merkezi
Sizi temin ederim, hayatımda iş dünyası ve iletişim üzerine okuduğum hiçbir eser bende bu kadar etki bırakmadı.
Çağlayan Babacan
Avcunuzdaki Kelebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avcunuzdaki Kelebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Şubat 2013
27 Ağustos 2012
Hiçbir şeyden memnun olmayan insanlar
Meksika'nın kimi yörelerinde soğuk ve sıcak yeraltı suları birbirlerine çok yakın noktalarda yer üstüne çıkmaktadır. Bir gün, bu yörelerden birinde gezmekte olan bir turiste, rehber, bu suların çıktığı yerde çamaşır yıkayan Meksikalı kadınları gösterdi.
"Burada kadınlar, sıcak suda çamaşırlarını yıkarlar, sonra da soğuk suda durularlar." dedi. Turist, bu doğa olayı karşısında duygulandı:
"Burada kadınlar, sıcak suda çamaşırlarını yıkarlar, sonra da soğuk suda durularlar." dedi. Turist, bu doğa olayı karşısında duygulandı:
24 Ağustos 2012
Sevgi Başarı ve Zenginlik
Bir kadın evinden çıktı, evinin önünde beyaz, uzun sakalları olan 3 yaşlı adam gördü. Onlara, "Sizi tanımıyorum; ama aç olmalısınız. Lütfen evime buyrun ve bir şeyler yiyin. " dedi. ".Kocanız evde mi?" diye sordular. "Hayır." dedi kadın, "Dışarıda." "O zaman giremeyiz." dediler. Akşamleyin kocası eve geldiğinde kadın olanları ona anlattı. Kocası, "Onlara eve geldiğimi söyle ve içeri davet et." dedi. Kadın dışarı çıktı ve yaşlı adamları eve davet etti. "Biz bir eve beraber girmeyiz. " dediler. Kadın, "Neden?" diye sordu. Yaşlı adamlardan biri "Onun adı Zenginlik'tir." dedi, arkadaşlarından birini göstererek ve bir diğerini göstererek: "Onun da adı Başarı, ben de Sevgi'yim." Sonra ekledi: "Şimdi eşinle konuş ve hangimizi evinize davet edeceğinize karar verin."
22 Ağustos 2012
Hayvan herif, hani oruçluydun sen?
Tilkinin teki ağaçta bir et parçası görmüş. Tam yiyecekken bakmış ete bir bomba bağlı, bubi tuzağı! Biraz uzağında saatlerce beklemiş, hedefi eti yemek; ama nasıl yiyeceği konusunda fikri yok. Birazdan aslan gelmiş, eti görmüş, ilerlemeye başladığında tilkiyi fark edip kıllanmış:
"Ne o tilki kardeş, eti niye yemedin?"
"Üzerinize afiyet aslan kardeş, ben oruçluyum, sen buyur."
"Haa, öyle mi demiş aslan, afiyetle yumulmuş ve bubi tuzağı gürültüyle infilak etmiş. Aslan bir tarafa, et bir tarafa uçmuş. Aslan "Ah, oh!" derken bir bakmış, tilki eti hapur hupur götürüyor. Bağırmış:
"Hayvan herif, hani oruçluydun sen?"
Tilki cevaplamış: "Ağabey top atıldı, sesi duymadın mı?"
Avucunuzdaki Kelebek s.60-61 (Ahmet Şerif İzgören)
"Ne o tilki kardeş, eti niye yemedin?"
"Üzerinize afiyet aslan kardeş, ben oruçluyum, sen buyur."
"Haa, öyle mi demiş aslan, afiyetle yumulmuş ve bubi tuzağı gürültüyle infilak etmiş. Aslan bir tarafa, et bir tarafa uçmuş. Aslan "Ah, oh!" derken bir bakmış, tilki eti hapur hupur götürüyor. Bağırmış:
"Hayvan herif, hani oruçluydun sen?"
Tilki cevaplamış: "Ağabey top atıldı, sesi duymadın mı?"
Avucunuzdaki Kelebek s.60-61 (Ahmet Şerif İzgören)
18 Ağustos 2012
Cırcır böceklerinin sesini duyuyor musun?
Dede ve torunu Mehmet, İstiklâl Caddesi'nde günlük yürüyüşlerine çıkmışlardı. O sıcak yaz gününde İstanbul'un en işlek kaldırımlarından birinde şehrin tüm gürültüsüne kapılmış yürürlerken, yaşlı dedesi Mehmet'e dönerek "Cırcır böceklerinin sesini duyuyor musun?" diye sordu. Mehmet, "Hayır, duymuyorum." diye cevap verdi ve Taksim Parkı'na doğru yürümeye başladılar. Parka geldiklerinde yaşlı adam, Mehmet'i, büyük gölgeli ağaçlardan birinin yanına yanaştırarak az önce kaldırımda sorduğu soruyu tekrarladı, "Cırcır böceklerinin sesini duyuyor musun?" Mehmet, sesi duyuyordu ve şaşkın bir ifadeyle dedesini yanıtladı, "Evet, duyuyorum. "Parktan çıkıp eve doğru yürümeye başladılar. Mehmet, dedesine "Cırcır böceklerinin seslerini nasıl duydun?" diye sordu. Yaşlı adam aniden durdu, torununa döndü ve cebinden madenî bir para çıkardı, havaya fırlattı. Genç adam dikkatlice yaşlı adamın yaptıklarını izliyordu. Hızlı adımlarla yürüyen birçok insan ve kalabalığın içinde, yere düşen paranın sesi yankılandı. İnsanlar dönüp sesin geldiği yöne doğru baktılar. Yaşlı adam kendisine dikkatle bakan torununa döndü ve "Cırcır böceklerinin seslerini, onlara odaklanarak duydum. Neye odaklanırsan veya neyle daha çok ilgiliysen onu duyar ve görürsün." dedi.
Avucunuzdaki Kelebek s.44-45 (Ahmet Şerif İzgören)
Avucunuzdaki Kelebek s.44-45 (Ahmet Şerif İzgören)
16 Ağustos 2012
Beni Çoraplarımla Gömsünler
Anadolu'da dilden dile anlatılır. Gerçek bir hikâye midir bilmem; ama keşke gerçek olsa, diye düşündüğüm bir hikâye. Yavuz Sultan Selim, oğlu Kanuni Sultan Süleyman'a iki mektup verir; "Birini ben ölünce aç, ikincisini de beni defnettikten sonra açarsın." der.
Vefat ettiğinde Kanuni ilk mektubu açar. Mektupta, "Oğlum, senden tek bir isteğim var; beni çoraplarımla gömsünler, başka bir şey istemiyorum." yazmaktadır.
Vefat ettiğinde Kanuni ilk mektubu açar. Mektupta, "Oğlum, senden tek bir isteğim var; beni çoraplarımla gömsünler, başka bir şey istemiyorum." yazmaktadır.
15 Ağustos 2012
Çok paran olsa ne yaparsın?
Hani köyün çobanına sormuşlar: "Çok paran olsa ne yaparsın?" "Hep soğanın cücüğünü yerim." demiş. İleride olacağınız yeri, hayallerinizin büyüklüğü ve sıradışılığı belirler. Bakın, "hedefleriniz" demiyorum... Yanındaki çobana sormuşlar: "Sen ne yapardın?" "Bana bir şey bırakmadı ki!" demiş.
Avucunuzdaki Kelebek s.21 (Ahmet Şerif İzgören)
Avucunuzdaki Kelebek s.21 (Ahmet Şerif İzgören)
13 Ağustos 2012
Zor bulanlar çabuk yitirir bazen
Kimi için güzel bir kadındır "büyük balık", kimi için zengin bir damat, iyi bir bayat, hayırlı bir evlat ya da müstakil bir ev, son model bir araba, sınırsız servet...
Kimi, büyük balığı hiç görmeden ölür. Kimi, bir kez tuttu mu, bir daha açılmaz hiç... Onunla gömülür. Kimi ise yaşam denilen şakaya gelmez deryanın dalgalarında yalpalana yalpalana arar büyük balığı bir ömür boyu... Açıldıkça bulma şansıyla birlikte artar yitirme ihtimali... Zor bulanlar çabuk yitirir bazen...
Kimi, büyük balığı hiç görmeden ölür. Kimi, bir kez tuttu mu, bir daha açılmaz hiç... Onunla gömülür. Kimi ise yaşam denilen şakaya gelmez deryanın dalgalarında yalpalana yalpalana arar büyük balığı bir ömür boyu... Açıldıkça bulma şansıyla birlikte artar yitirme ihtimali... Zor bulanlar çabuk yitirir bazen...
12 Ağustos 2012
Küçük kasabın büyük hayalleri
"Hocam, yedi yıl önce elime bir broşür geçti. Yedi yıl bu broşürü cebimde taşıdım. Her sabah giydiğim pantolonumun cebine koydum, her gün çıkarıp ona baktım. Herkes bana 'Bu broşürde ne var Allah aşkına, niye yanında taşıyorsun?' diye sordu. Broşürde bazı et işleme makineleri vardı. Kimse benim o broşürde gördüğüm şeyi görmüyordu."
19 Mayıs 2012
Geleceğimle ilgili kararsızım
Üniversiteler beni seminerlere davet ettiklerinde seminer sonrasında öğrencilerden en çok duyduğum sözler şunlar: "Okul bitiyor, ne yapacağım bilmiyorum? Hangi mesleği önerirsiniz? Mastır yapacağım; ama hangi alanda bilmiyorum."
Bazen okurlarımdan mektuplar alıyorum: "Geleceğimle ilgili kararsızım."
Geleceğinizle ilgili kararlar almak aslında hiç de zor değildir. Zorluğu yaratan, sizin kendinizi yeterince tanımamanızdır.
Avucunuzdaki Kelebek s.12 (Ahmet Şerif İzgören)
Bazen okurlarımdan mektuplar alıyorum: "Geleceğimle ilgili kararsızım."
Geleceğinizle ilgili kararlar almak aslında hiç de zor değildir. Zorluğu yaratan, sizin kendinizi yeterince tanımamanızdır.
Avucunuzdaki Kelebek s.12 (Ahmet Şerif İzgören)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
