"Bir sihirli değnek gelse, dokunsa omzuna. Bütün hayallerin tek tek gerçek olsa. Yapmak istediklerinin hepsi kendiliğinden olsa. Sen "açıl" demeden açılsa bütün kapılar ardına dek, geçip gitsen hedeflerine doğru hiç çaba sarf etmeden.
O sihirli değnek sadece seni değil, hayatındaki diğer insanları, seni üzenleri, kıranları, düşündürenleri, yoranları da değiştirse. Herkes bir anda senin hayalindeki gibi bir kimliğe bürünse. Bir sihirli değnekle bütün yolları açsan, bütün sorunları çözsen, bütün mutluluklar senin olsa..."
Elma Yayınevi, Şermin Çarkacı'nın yeni kitabı Ev Yapımı Sihirli Değnek ile tekrar buluşuyor okuyucusuyla… Yazar kendi deneyimlerinden yola çıkarak mutluluğun tarifini veriyor ve "Kendimizi tanıyıp, kendimize inanıp, kendimiz için özene bezene, itinayla, sabırla bir sihirli değnek yapacağız." diyerek başlıyor anlatısına. Geçmiş zamanların tadını hatırlatan, yüzümüzde gülümsemeler oluşturan bir anlatı bu…
Elma Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Elma Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Şubat 2016
25 Şubat 2013
Yani ya karanlığa küfredin. Ya da güneşe yürüyün
Ben size "Melek olun" demiyorum.
Ama "Uğur Böceği" olabilirsiniz.
Sadece iki taraftan birini seçin; ya sistemden mutlu çoğunluk ya da ülkeyi bu hâliyle istemeyen azınlık.
Yani ya üretin, hedefler koyun, ülkenizi sevin, hayattan zevk alın, mücadele edin ve yüzünüz gülsün.
Ya da tüketin, hedefsiz yaşayın, ülkenize küfredin, hayata lanet okuyun, boş verin ve somurtun.
Yani ya karanlığa küfredin. Ya da güneşe yürüyün.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 190 (Ahmet Şerif İzgören)
Bu kitabu indirimli satın almak için TIKLAYIN
Ama "Uğur Böceği" olabilirsiniz.
Sadece iki taraftan birini seçin; ya sistemden mutlu çoğunluk ya da ülkeyi bu hâliyle istemeyen azınlık.
Yani ya üretin, hedefler koyun, ülkenizi sevin, hayattan zevk alın, mücadele edin ve yüzünüz gülsün.
Ya da tüketin, hedefsiz yaşayın, ülkenize küfredin, hayata lanet okuyun, boş verin ve somurtun.
Yani ya karanlığa küfredin. Ya da güneşe yürüyün.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 190 (Ahmet Şerif İzgören)
Bu kitabu indirimli satın almak için TIKLAYIN
21 Kasım 2012
Yaşı gelen her Türk gencinin gitmesi gerek
Annem ve babam evde, uzun uzun anaokulu ve benden söz ettiler; sanki ben duymuyormuşum gibi. Arada bir, okulun çok iyi bir şey olduğunu, yaşı gelen her Türk gencinin gitmesi gerektiğini ve bundan dolayı çok mutlu olunacağını söylüyorlardı. 0 zaman da olgunluğumdandı sanırım, bizimkiler ilk heves nasılsa vazgeçerler falan diye, hemen konuşmadım. Kendilerince, akıllarına bir şey gelmiş ve mutlu olmuşlardı. Akıllarına gelen ve mutlu olacağımıza inandıkları son projenin kız kardeşim olduğunu iyi bildiğimden, ben hafiften tedirgindim. Daha kız kardeşime bile bir çözüm bulamamışlardı ve hâlâ evdeydi; "Anlaşılan daha bir süre bizimle" diye düşündüğümden, aklımı anaokuluna çok da fazla veremiyordum.
Sarı Siyah s.25 (Ahmet Nacar / Ahmet Şerif İzgören)
Sarı Siyah s.25 (Ahmet Nacar / Ahmet Şerif İzgören)
20 Kasım 2012
Bak ne güzel bir kardeşin oldu
Anneannem bir kundağa sarılı kız kardeşi bana gösterdiğinde, tahmin ettiğiniz gibi, fazla bir tepkim olmadı. Sanırım, nasılsa bir süre bizimle kalır ve gider, diye bekliyor insan. Üstelik ben bayağı da umutluydum. Altına yapıyor ve ağlıyordu. Gerçi ben de üç buçuk yaşımda hâlâ altıma yapıyordum; ama ağlamıyordum. Bu farklılığın evden gitmesine yeteceğini sanmıştım. Benim aksime çirkindi. Gerçi sonradan bir günlük çocukların, özellikle de kendi çabalarıyla doğduklarında, genelde çirkin olduklarını öğrendim; hatta bizzat şahit de oldum. Bizimkisi de kurala uymuş ve gereğini yapmış, bumburuşuk bir suratla, kaşı gözü şiş gelmişti. Ona ilk baktığımda, başımı kaldırıp anneanneme "Alır evine götürürsün artık!" der gibi bakmış olmalıyım ki rahmetli, "Bak ne güzel bir kardeşin oldu" demişti bana.
Sarı Siyah s.19 (Ahmet Nacar / Ahmet Şerif İzgören)
Sarı Siyah s.19 (Ahmet Nacar / Ahmet Şerif İzgören)
Ben annemle babamın bakışmalarından doğduğumu zannediyorum
Ülkenin daha temiz zamanları. Televizyon evlere daha pek girmemiş. Cumartesi öğleye kadar okul var; insanlar daha çalışkan. Henüz diziler yok; dostluklar var. Herkes birbirine misafirliğe gidiyor.
İzmir nem, bizim lojman çimen kokuyor. En sevdiğim şey benzinliklerdeki o keskin petrol kokusu. Bir ablam, bir küçük kız kardeşim var. Arıları kovalıyor, küçük iğne kutumda çekirge besliyorum. Kertenkeleleri kovalıyor, kulağıma sinek kaçar da "Büyük İskender gibi ölür müyüm?" diye korkuyorum. Geceleri jaluziyi aralayıp "Uzaylı var mı?" diye bakıyorum. Bir de annemle babamın bakışmalarından doğduğumu zannediyorum.
Sarı Siyah s.13 (Ahmet Nacar / Ahmet Şerif İzgören)
İzmir nem, bizim lojman çimen kokuyor. En sevdiğim şey benzinliklerdeki o keskin petrol kokusu. Bir ablam, bir küçük kız kardeşim var. Arıları kovalıyor, küçük iğne kutumda çekirge besliyorum. Kertenkeleleri kovalıyor, kulağıma sinek kaçar da "Büyük İskender gibi ölür müyüm?" diye korkuyorum. Geceleri jaluziyi aralayıp "Uzaylı var mı?" diye bakıyorum. Bir de annemle babamın bakışmalarından doğduğumu zannediyorum.
Sarı Siyah s.13 (Ahmet Nacar / Ahmet Şerif İzgören)
17 Kasım 2012
Hocam kimse anlatmadı bize bunları.
Geçenlerde Kütahya Cezaevi'ne gittim, Türkiye Uğur Böcekleri Projesi çerçevesinde. Pırıl pırıl mahkûmlar. "Mücadele ruhu" anlattım onlara; en kaliteli yöneticiler gibi dinlediler beni. Çıkışta sarıldılar bana, ben onlara sarıldım. Biri dedi ki: "Hocam kimse anlatmadı bize bunları."
Çıkışta müdüre sordum: "Kaç yıldır cezaevindesiniz?" "16 yıl."
"Hangi hocalar geldi, mahkûmlara eğitim verdi?"
"Hocam 16 yıldır, ilk defa böyle bir şey oldu."
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 179-180 (Ahmet Şerif İzgören)
Çıkışta müdüre sordum: "Kaç yıldır cezaevindesiniz?" "16 yıl."
"Hangi hocalar geldi, mahkûmlara eğitim verdi?"
"Hocam 16 yıldır, ilk defa böyle bir şey oldu."
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 179-180 (Ahmet Şerif İzgören)
16 Kasım 2012
Burası o ülke değil
Yıl 1950, yıl 2005.
Böyle bir değişime inanmak çok zor değil mi?
Çanakkale'de 250.000 şehit veren ülkenin torunları, "Festivalde uçtum abii!" deyip kafaları çekiyorlar. Tutunacak dalları yok. Üzerinde o tişörtlerle ülke, vatan savunmaz bu adamlar, bir şey savunmazlar. Korkunç değil mi?
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 188 (Ahmet Şerif İzgören)
Böyle bir değişime inanmak çok zor değil mi?
Çanakkale'de 250.000 şehit veren ülkenin torunları, "Festivalde uçtum abii!" deyip kafaları çekiyorlar. Tutunacak dalları yok. Üzerinde o tişörtlerle ülke, vatan savunmaz bu adamlar, bir şey savunmazlar. Korkunç değil mi?
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 188 (Ahmet Şerif İzgören)
Hocam kimse anlatmadı bize bunları
Geçenlerde Kütahya Cezaevi'ne gittim, Türkiye Uğur Böcekleri Projesi çerçevesinde. Pırıl pırıl mahkûmlar. "Mücadele ruhu" anlattım onlara; en kaliteli yöneticiler gibi dinlediler beni. Çıkışta sarıldılar bana, ben onlara sarıldım. Biri dedi ki: "Hocam kimse anlatmadı bize bunları."
Çıkışta müdüre sordum: "Kaç yıldır cezaevindesiniz?" "16 yıl."
"Hangi hocalar geldi, mahkûmlara eğitim verdi?"
"Hocam 16 yıldır, ilk defa böyle bir şey oldu."
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 179-180 (Ahmet Şerif İzgören)
Çıkışta müdüre sordum: "Kaç yıldır cezaevindesiniz?" "16 yıl."
"Hangi hocalar geldi, mahkûmlara eğitim verdi?"
"Hocam 16 yıldır, ilk defa böyle bir şey oldu."
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 179-180 (Ahmet Şerif İzgören)
Süpermen ve Uğur Böceği / Kitabın Adı Nereden Geliyor?
Bana Amerikalı bir kişisel gelişimcinin kitabını hediye ettiler: Bir Dosttan Pusulalar. Amerikalı kitaba şöyle başlamış: "Bundan on yıl önce 25 metrekarelik bir dairede yaşayan sefil, fakir bir adamdım; bugün bilmem ne körfezini gören dubleks süper bir villada yaşıyorum..." Kitabı attım bir kenara bir daha kapağını açmadım.
Numaranın temeli bu işte; "Bak fakirdim, nasıl zengin oldum! Siz de olabilirsiniz, yeter ki benim kitabımı okuyun, ben sizin üzerinizden kazanayım, size de başkalarının üzerinden nasıl kazanacağınızı öğreteceğim" diyor.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 176 (Ahmet Şerif İzgören)
Numaranın temeli bu işte; "Bak fakirdim, nasıl zengin oldum! Siz de olabilirsiniz, yeter ki benim kitabımı okuyun, ben sizin üzerinizden kazanayım, size de başkalarının üzerinden nasıl kazanacağınızı öğreteceğim" diyor.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 176 (Ahmet Şerif İzgören)
15 Kasım 2012
Onlar mı özürlü yoksa biz mi?
Bir gün dostluğumun olduğu bir milletvekili grubuna "Liderlik" eğitimi veriyorum. Bir ara bir baktım, grupta bir tek gözleri görmeyen milletvekili dizüstü bilgisayarını açmış, not tutuyor; ötekiler not tutmuyor.
O an fark ettim ki onun hiçbir engeli yok hayatta.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 173 (Ahmet Şerif İzgören)
O an fark ettim ki onun hiçbir engeli yok hayatta.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 173 (Ahmet Şerif İzgören)
13 Kasım 2012
500 milyon bir borcum var; onu ödedim mi rahatım
Bir gün TRT'de bir adam gördüm. Anadolu'da bir kasabada tamircilik yapıyor, elektrikli her türlü cihazı tamir ediyor. "500 milyon bir borcum var; onu ödedim mi rahatım" diyor. Kasabalı, tamirciden çok memnun, "Beceremediği tamir yoktur" diyorlar.
Eee ilginç olan ne mi?
Adamın elleri ve bacakları yok.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 145 (Ahmet Şerif İzgören)
Eee ilginç olan ne mi?
Adamın elleri ve bacakları yok.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 145 (Ahmet Şerif İzgören)
Çünkü insanlığın reytingi yok
Hikâye bu. Böyle hikâyeleri televizyonda duymazsınız. Çünkü insanlığın reytingi yok. Her seyrettiğiniz program, her okuduğunuz haber, her dinlediğiniz röportaj kalbinizin üzerine yeni bir nasır ekliyor.
Küçük kalbiniz insanlık ve temizlikle doluyken, bir de şimdiki kalbinize bakın.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 126 (Ahmet Şerif İzgören)
Küçük kalbiniz insanlık ve temizlikle doluyken, bir de şimdiki kalbinize bakın.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 126 (Ahmet Şerif İzgören)
12 Kasım 2012
Hastaya iyi davranmak
Hastane ortamında ister hasta bakıcı olun, ister doktor, ister hemşire karizmanızı çizdirecek şey "hastaya iyi davranmaktır". Ne kadar ters davranırsanız o kadar karizma yaparsınız.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 93 (Ahmet Şerif İzgören)
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa 93 (Ahmet Şerif İzgören)
11 Kasım 2012
Sevgidir her kapıyı açan
09 Kasım 2012
Öğrendiğim iki şey
Ben iki şey öğrendim Nuri Dayımdan.
1. Delik ayakkabıların içindeki ayaklar çoğu zaman Gucci'lerin içindeki ayaklardan daha değerlidir.
2. Hâlâ dizine yatabileceğiniz birileri varsa hayatınızda, ne olur bol bol yatın; sonra çok özlersiniz.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa.47 (Ahmet Şerif İzgören)
1. Delik ayakkabıların içindeki ayaklar çoğu zaman Gucci'lerin içindeki ayaklardan daha değerlidir.
2. Hâlâ dizine yatabileceğiniz birileri varsa hayatınızda, ne olur bol bol yatın; sonra çok özlersiniz.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa.47 (Ahmet Şerif İzgören)
08 Kasım 2012
Kavrulmuş Lokum
Gözleri yerde, serçe kadar eli sıkı sıkı kapalıdır. Sesi titreyerek ağlayıp ağlamama arasında konuşur. "Oğlum sağ ol. Gücüm ancak buna yetti! Çok, çok sağ ol" der ve odadan kuş gibi süzülürcesine çıkar.
Muammer Bey masanın üzerindeki buruşuk küçük bir gazete kâğıdıyla baş başadır. Kâğıdı merakla açar.
Gazetenin içinden, o dönem Sivas'ın bakkallarında açık kutularda satılan iki küçük kavrulmuş lokum çıkar.
Saatlerce ağlar müdür yardımcısı.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa.28 (Ahmet Şerif İzgören)
Muammer Bey masanın üzerindeki buruşuk küçük bir gazete kâğıdıyla baş başadır. Kâğıdı merakla açar.
Gazetenin içinden, o dönem Sivas'ın bakkallarında açık kutularda satılan iki küçük kavrulmuş lokum çıkar.
Saatlerce ağlar müdür yardımcısı.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa.28 (Ahmet Şerif İzgören)
07 Kasım 2012
Bu pislikler için değer mi?
En güvenilir kurumdan, en güvenilmezine hepsi pisliğin içinde. Kimi yiyor, ama çalışıyor; kimi yiyor, ama çalışmıyor. Pisliğin içinde olmayan çok az insan var.
Korhan iki şey yapabilirdi:
1) "Bu pislikler için değer mi?" deyip hayata küsebilirdi.
2) "Kendim, ailem ve ülkedeki temiz insanlar için çaba göstereceğim."
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa.19 (Ahmet Şerif İzgören)
Korhan iki şey yapabilirdi:
1) "Bu pislikler için değer mi?" deyip hayata küsebilirdi.
2) "Kendim, ailem ve ülkedeki temiz insanlar için çaba göstereceğim."
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa.19 (Ahmet Şerif İzgören)
05 Kasım 2012
Çalışmak
Bir an gözümün önüne, kendinin on katı bir yükü yokuş yukarı taşımaya çalışan karıncalar geldi.
Yük aşağı yuvarlanır, yine inerler, yine taşırlar.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa.12 (Ahmet Şerif İzgören)
Yük aşağı yuvarlanır, yine inerler, yine taşırlar.
Süpermen ve Uğur Böceği sayfa.12 (Ahmet Şerif İzgören)
27 Ağustos 2012
Hiçbir şeyden memnun olmayan insanlar
Meksika'nın kimi yörelerinde soğuk ve sıcak yeraltı suları birbirlerine çok yakın noktalarda yer üstüne çıkmaktadır. Bir gün, bu yörelerden birinde gezmekte olan bir turiste, rehber, bu suların çıktığı yerde çamaşır yıkayan Meksikalı kadınları gösterdi.
"Burada kadınlar, sıcak suda çamaşırlarını yıkarlar, sonra da soğuk suda durularlar." dedi. Turist, bu doğa olayı karşısında duygulandı:
"Burada kadınlar, sıcak suda çamaşırlarını yıkarlar, sonra da soğuk suda durularlar." dedi. Turist, bu doğa olayı karşısında duygulandı:
24 Ağustos 2012
Sevgi Başarı ve Zenginlik
Bir kadın evinden çıktı, evinin önünde beyaz, uzun sakalları olan 3 yaşlı adam gördü. Onlara, "Sizi tanımıyorum; ama aç olmalısınız. Lütfen evime buyrun ve bir şeyler yiyin. " dedi. ".Kocanız evde mi?" diye sordular. "Hayır." dedi kadın, "Dışarıda." "O zaman giremeyiz." dediler. Akşamleyin kocası eve geldiğinde kadın olanları ona anlattı. Kocası, "Onlara eve geldiğimi söyle ve içeri davet et." dedi. Kadın dışarı çıktı ve yaşlı adamları eve davet etti. "Biz bir eve beraber girmeyiz. " dediler. Kadın, "Neden?" diye sordu. Yaşlı adamlardan biri "Onun adı Zenginlik'tir." dedi, arkadaşlarından birini göstererek ve bir diğerini göstererek: "Onun da adı Başarı, ben de Sevgi'yim." Sonra ekledi: "Şimdi eşinle konuş ve hangimizi evinize davet edeceğinize karar verin."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)