Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2017

Yürek Üşümesi

Esen rüzgâr, yağan yağmur ve kar,a
Bu görkemli kış özelliklerine
Bir sözüm kalmadı sevgiden yana
Üşüyen çocukların, yaşlıların, hastaların
Yüreğim üşüyor bakınca gözlerine

Yüreğim üşüyor bakınca gözlerine
Okula götürüyor bir ilkokul öğrencisi
Uyumak imkânı olmayan sabah uykusunu
Yürürken zorlanıyor rüzgâra karşı
Her adım atışında bozuluyor dengesi

Her adım atışında bozuluyor dengesi
Ve ihtiyar, iki eliyle tutunuyor bastona
Durup soluk alıyor bir süre
Yağmurda ıslanan paltosu
Taşınmaz bir ağırlık veriyor omuzlarına

Taşınmaz bir ağırlık veriyor omuzlarına
Hasta yatan bir insana ölüm düşüncesi
Bu eve çok gelmiştim böyle karlı havada
Düşündüm de bu hüzünlü sonun
Ne denli mutlu geçmişti öncesi

Arif Eren
Mevsimler Dergisinden Alınmıştır.
www.mevsimler.org

Renk ve Kılıç

Aşkın tutsaklarında kaldı,
Renk körlüğü.
Deniz yeşil olsa,
Ciök kırmızı,
Yollar mavi.
Ne fark eder onlar için.
Tek renkleri vardır;
Hayale boyanmış durur yüreklerinde!

Sevgilinin saçlarını,
Gözleriyle boyarlar.
Sarı olsa,
Siyah olsa.
 Ne çıkar.
Umutları perdedir,
Başkaları görmesin diye.

Vuslat aşkın kılıcıdır.
Bakarsın,
Korumaya durur duvarda.
Bakarsın,
Biçmek için bütün sevdalan.
Çekilmiştir kınından!

Soylu aşklar.
Gurbette yeşerir gün boyu.
Bir buruk düşle dökülür seccadeye.
Onlar rengi de bilmezler,
Kılıcı da!

Muhsin İlyas SUBAŞI
Mevsimler Dergisinden Alınmıştır.
www.mevsimler.org

12 Ocak 2017

Olur mu

Ilık ılık akamayan
Sözde güzellik olur mu?
Sevgi ile bakamayan
Gözde güzellik olur mu?

Hor görüyle teskin olan
Müşfik değil keskin olan
Tebessümle küskün olan
Yüzde güzellik olur mu?

Dilden kini silmedikçe
Hoş görüye ermedikçe
Sırtı sırta vermedikçe
Bizde güzellik olur mu?

Muhabbete dalmayınca
Telde düzen olmayınca
Ozan içten çalmayınca
Sazda güzellik olur mu?

Gözle değil özle bakış
Bak kâinat nakış nakış
Karaozan olmasa kış
Yaz da güzellik olur mu?

Eshabil KARADEMİR
Mevsimler Dergisinden Alınmıştır.
www.mevsimler.org

10 Ocak 2017

İnanç Üzerine Düşünceler

Tanrı'ya ulaşmak gitmekse eğer,
Bedene yük olur can benim için.
Varmak kavuşmaksa, gitmeye değer,
Asla pişman olmam ben benim için.

Yunus Emre gibi benliği assam.
Benden içerdeki bene ulaşsam.
Ruhu arındırsam, aşka bulaşsam,
Gerekmez belki de ten benim için.

Hacı Bektaş, Yunus bana pir ise,
Mevlâna ışığı gerçek nur ise.
Halk eden, halk olan özde bir ise.
Tükenmez ömürdür an benim için.

06 Ocak 2017

Elbette

Şu sıra yağmurun incesi yağar
Annesiz çocuklar üşür yine
Bir şarkının bölünmüş notaları gibi
Mülteci ölüşler denizlerde
İçimde yavru martı iniltileri.

Bu ağaçsa bildiğin ağaç
Yeşil yapraklı ama dargın
Sen de madem insansın
Bütün bu olup-bitene
Elbette kırılacaksın.

Nevzat ÇALIKUŞU
Mevsimler Dergisinden Alınmıştır.
www.mevsimler.org

05 Ocak 2017

Çocukluğum

Mızrabı gönlüme vurmaktayım
Bir yanım uzaklarda
Filistin'de, Bosna'da, Irak'ta
Gönlüm yok olmuş bomba sesleri arasında
Aranmakta kaybolmuş çocukluğum
Bir orada
Bir burada

Geleceğimi, umutlarımı yok ettiler
Tanklarla geçtiler üzerinden
Bir gönlümü çalamadılar
Kaldı bende

Çocukluğum ağlıyordu
Kimsenin dokunmasına gerek kalmadan
Günlerdir saçlarım taranmamış
Aç, susuz, perişan
Ayaklarım pabuçsuz
Ateş altında yaşayan, toz dumanda boğulan
Gözlerim görmez olmuş, bulutların rengini
Tellere takılmış umutlarım
Kuru ekmeğe katık

Suçluyum
Çünkü Bosnalıyım, Filistinli, Iraklı
Ortadoğu haritasında
Umutlarıyla doğmuş, yazgılarıyla ölmüştü
Elleri kına kokulu
O çocuklar

Uçaklara takılmasın diye
Uçurtma uçurtmak yasaktı bana
Mayınlara basarsın diye
Koçturmadılar yaylalarda
Horozlu şekerler kırık, tadsız
Su tabancıları kan, gözyaşı fışkırmakta
Hasretim, özlemim, gizemim bundandır
Esirliğim tutsaklığım soydandır

Nesrin ÖZYAYCI
Mevsimler Dergisinden Alınmıştır.
www.mevsimler.org

04 Ocak 2017

Bulutlar Her Gün Ağlar

Geceye sığmaz sevgi, üzerine gün doğar
Yumruk kadar yüreğe, dağ kadar sevda doğar
Dünya kadar Özlem var, bir damla gözyaşında
Ağlamak itibardır, bulutlar her gün ağlar.

Sevgi Sıcaksa

Dünya bizim olmaz, başkası yoksa
Görülen bir olsa, gözler bin baksa
Dünyayı ısıtan insan nefesi
Yol yürüyorsan yol, sevgi sıcaksa.

Sabaha Kadar Yanar

Biri ak- bir kara, iki ayrı dünya var
Biri çocuksu bakışta, sevgi dünyalar kadar
Zor değil aydınlatmak, karanlık geceleri
Sevgi ateş böceği, sabaha kadar yanar.

Salıncakta Gibiyim

Huzur dolu kolunda, bir kucakta gibiyim
Çocuk gözüyle sevgi, oyuncakta gibiyim
Tükenmeyen sevginle, nasıl yücelttin beni
Bulutların üstünde, salıncakta gibiyim.

Fikret SEZGİN
Mevsimler Dergisinden Alınmıştır.
www.mevsimler.org

03 Ocak 2017

Bir Sevişin Öyküsü

Bir rüya geldi odamın kokusuna karışıp
Tenim başıboş şarkılar söylemeye başladı
Gecenin kıvrak ışığında.
Kelimeler raks etti geceden kopup
Artık utangaçtır
Gökçe gülümsemeler
İki yabancı gibi
Misafirdir erken uyanan düşler.

Birazdan bahar başlayacak
Kuşlarla öpüşeceğim
Avucumdaki gökyüzüyle bulutları seveceğim...
Göğsümde duran çiçekleri yolacağım
İçimin poyrazında
Saçlarıma yıldızlar takmayı unutmayacağım
Tan rengi şiirlerimi
Odamda yatağımın başucuna çakacağım
Ve usulca
Aşkı indireceğim sesimin mavi tonuyla...

Ya sonra.....
Aslına döner yeniden aşk
Temize çeker dilinde saklı olanı
Bir ağacın omzuna yaslanır usulca
Toprağına akar sevişecekse
Hangi zamandı bilmiyorum
Ama
Şiirlerim ve
Kalbim konuşsun onunla

Zeynep Nilgün GÖKÇEÖZ
Mevsimler Dergisinden Alınmıştır.
www.mevsimler.org

Anadilim Sevdam Benim

Anadilim, sevdam benim
Ekip biçtiğim bu
Gündüz güneş, gece ay şahidim
Yâr elinden içtiğim su
Anadilim, sevdam benim

Anadilim, sevdam benim
Mor karanfillere düşer gölgem
Sevdiğimin başında al yemenisi
Uğruna yandığım ecem
Anadilim, sevdam benim

Anadilim, sevdam benim
Senli dünyamın anahtarı
Papatya tacında işlenmiş rüyam
Kaderimin dinmez rüzgârı
Anadilim, sevdam benim

Anadilim, sevdam benim
Şehzade'nin atına binip giden
Bazen Aslı'm, bazen Leyla'mdı benim
Balkonda gülümseyen gözlerini bırakan
Anadilim, sevdam benim

Anadilim, sevdam benim
Bin bir renkli mazimizde işlediğim
Düşecek ilk cemredeki umudum
Meleğim, canım bellediğim
Okunmasına doyamadığım mektubum
Anadilim, sevdam benim!

Oyhan Hasan BILDIRKİ
Mevsimler Dergisinden Alınmıştır.
www.mevsimler.org

26 Kasım 2016

Yurt Tesbihi

Güneş, doğudan doğar Doğanşehir
Seninle dizilsin şiire son iki hecesi
Beş sesli kent ve ilçelerimiz
Sımsıcak bir merhaba sana
Örenşehir Ne selâmın gelir, ne haberin
Aynı anlamı taşıyor adlarınız
Bülbül çınlatsın kulaklarını Viranşehir

Bağlar, bahçeler beldesi Gülşehir
Yol boyunca o cömert güzellik
Gözlerimden süzülüp aktı gönlüme
Bu duygular içinde geldim Nevşehir
Peri Bacalarını görmek için
Kafile kafile gelirler
Hiç azalmaz senin ziyaretçin

24 Kasım 2016

Kehribar Sarısı Hasret

Ben uzaklarda bile böyle
Kehribar sarısı hasreti sevdim
Büyüttüm içimde kar yangınlarını
Serdim aşka dair içli, nefesli
Varsa ne kadar görklü kelime
Cem oldum onlarla güller vaktinde
Hasrette şiirin hazzına erdim...

Günler devrilirken hasretliğin üstüne
Hasretliğim volkan olup patlarken
Çatlarken hüznün vakitleri inceden
Hem de yüreğimin orta yerinde
Derûnumda açılırken en onulmaz
En kapanmaz bıçak sırtı yaralar
Ben uzaklarda bile böyle
Kehribar sarısı hasreti sevdim

21 Kasım 2016

Farzet

Üstüme gökyüzü giymişim
ellerimde tutmuşum bütün dağların çiçeklerini
şiir olmuşum öyle sırılsıklam
ezberlemişim hasretin renklerini

Farzet söz bulamamış rüzgârlar,
papatyalı kelimeler dökmüş yollarıma
var yazılmış yokluğun kalbin cennetinde
aşkın zerafeti değmiş buzullarıma

20 Kasım 2016

Çanakkale

Çanakkale,
Senin bir asırlık yaşın var.
20 Ocak katliamının ise
yaşı asrın dörtte biri kadar oldu
sen yüzüncü yıldönümünü kutlayanda.

Çanakkale,
Sen öyle bir türkane mucize oldun ki,
doğuda ilk demokratik cumhuriyet
benim ülkemde kuruldu
Senin üççe yaşın olanda.

Ama Karabağ'ın kurtuluş günü ile
senin yaşın arasındaki farkı
hesaplaya bilmedim.
ne olur, Çanakkale,
doğum günlerini nasıl kutlamağı
Karabağ'a da öğret..

16-Otuz Beş Yaş Şiiri (Seçki şiir) Cahit Sıtkı TARANCI (1910-1966)
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşma bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.

Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.

Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.

Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.

Gülnar SEMA
Mevsimler Dergisi'nden Alınmıştır.
www.mevsimler.org

19 Kasım 2016

Bir Eylül Akşamı

Bir eylül akşamı düşün
sus pus
hatıralar dokunuyor
rüzgâr gibi yüzüne
Dışarısı soğuk
ama
kapatma pencereyi
dalıp-dalıp gidesim var
rüzgârların ardınca

bir eylül akşamı düşün
sevdiğin herkes
yanında gibi huzurlu
hiç gitmeyecekler gibi mucizevi

17 Kasım 2016

Anayım

Büyütür beslerim bir ah demeden
Gözyaşı dökerim kimse görmeden
Uykuyu bölerim isyan bilmeden
Gülüşüne can veririm, anayım.

Derdini derdime katıp yürürüm
Çareyi bulmazsam bil ki ölürüm
Mutluluğun başı seni görürüm
Bakışına can veririm, anayım.

Şefkatim perdedir kara gecene
Üzülürüm rüzgâr değse tenine
Dünyalar veririm tebessümüne
Susuşuna can veririm, anayım.

16 Kasım 2016

Yunus Emre

Seni mutlu yapan iç huzuruna
O denli muhtaç ki insanlar
Ha huzursuz insan, ha ışıksız fanus
Yürekler sevgisiz, beyinler boş
Kararmaya başladı ruhlar Yunus

Hakkı dağa kaldırdı haksızlar
Ne izi belli, ne de yeri
Artık hak aramak bir kâbus
Gittikçe artıyor karanlığı ufkun
Umut, görünmez oldu Yunus

15 Kasım 2016

Şarkı-2

Elimde bir demet pembe gül ile,
Geldim huzuruna çevirme beni.
Her müşkül hallolur tatlı dil ile,
Sen, dil yarasıyla devirme beni.

Ruhumda ıstırap, gözlerimde yaş,
Bekledim yıllarca yüreğimde taş.
Sabrı hasretime ettim arkadaş
 Red edip aleme güldürme beni.

Gönlümün tahtında değişmez yerin,
Gün batmak üzere gelmez haberin,
Bilirim nemlendi güzel gözlerin,
Ne olur ölmeden öldürme beni.

Hanifi SARIYILDIZ
Mevsimler Dergisi'nden Alınmıştır.
www.mevsimler.org

14 Kasım 2016

Sevesim Gelir

Her gün seni kaç kere,
Sarıp sevesim gelir.
Dost bakışlı gözlere,
Girip sevesim gelir.

Seni gördüğüm anda,
Çiçekler açar canda.
Ellerim saçlarında,
Örüp sevesim gelir.

Döktüğün o dilleri,
Dinlerim geceleri.
Yumuk yumuk elleri,
Dürüp sevesim gelir.

Seninle dolu beni,
Benden sakınma emi.
Saklandığın kalbimi,
Yarıp sevesim gelir.

Gölgene gönlüm koşar,
Sesine aklım şaşar,
Gözüme resmin düşer,
Görüp sevesim gelir.

Pencere

Boynunu büken gülün
Susuzluğu var dilimde
Ah! Yanmışım yalaz yalaz
Sahralara dönmüşüm
Düşmüşüm hasretine
Bir katre sevda suyunun
Oy yürek yakanım
Seni ne kadar
Ne kadar çok sevmişim

Bir damla suya hasret
Göklere uzattığım ellerim
Bu mevsim çok aykırı
Bu mevsim bahtıbaranlar bile yok
Bilmem ki neyleyeceğim bu
mevsim
Ayrılığın elinden

Meğer Bir Düşmüş O günler

Ne tez büyüdüler bu çocuklar anlayamadım
Daha dün şuralarda oynarlarken
Sonra birden geçti yıllar
Sonra düştüler uzaklara
Kulaklarımda sesleri

Bir zamanlar
Birlikteyken onlarla
Ne kadar şendi bu ev, ne kadar güzel
Şimdi bir kara sessizliktir yayılmış odalara
Bakıyorum da
Sandalyeler, masalar, raftaki tabaklar da yalnız