Parayı Bulduğum An Alayını etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Parayı Bulduğum An Alayını etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2016

Parayı Bulduğum An Alayını



Bir gecede hayatım değişti...
-Valmir Ohmberd-Efsane Mavi Adam

Ömrüm boyunca çok şeye şaşırdım ama böylesine ilk defa rastladım...
-Prof. Dr. Rulyin Massal-Lossbano Tıp Ödüllü Bilim Adamı

Bu kadar para kazanacağımı asla düşünmemiştim!
-Khalyus Rhontana-Loorbuz Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Yakında hepinizle görüşeceğiz!
-Sonzan Hurbek-Tam Bir Deli

Yazar: Erdal Demirkıran
Yayınevi : Kashna Kitap Ağacı

25 Şubat 2013

Parayı Bulduğum An Alayını

Erdal Demirkıran'dan yine bir şaheser. Daha kitap çıkmadan yayınevinden kitabın haberini almıştım. Editörü bana bu haberi vermişti. Erdal Demirkıran'ın tüm kitaplarını takip ettiğim için belki de bu ayrıcalığı tanımıştı editör bana. Sabırsızlıkla bekledim. Çünkü bu da diğerleri gibi bambaşka bir eser olacağından hiç şüphem yoktu. Ki beklediğim gibi de oldu. Kitabı bir solukta okudum. Valmir'in başına gelenleri okurken sanki güçlü bir akıntıya kapılmış gibi hissediyorsunuz kendinizi.

Kitapta sizi en çok etkileyen şey emin olun ki şu an her ne yapıyorsanız bu kadar küçük düşündüğünüz için basit şeylerle hayatınızı heba ettiğiniz için kendinize kızıyorsunuz. Hiç şüpheniz olmasın, bu sizi kitap bitene kadar gaza getiren bir kitap değil. Belki de hayatınıza yeni bir yön katacak. Kesinlikle okuyun. Pişman olmayacaksınız.

Kitabı indirimli satın almak için Tıklayın

15 Nisan 2012

Acaba şimdi, tam da şu anda ölsen ne olurdu?

Ona bakan gözleri süzdü yeniden. Birçoğunun işe yaramadığını yakından bilen büyük adam bir daha da hiç kimsenin aklından çıkmayacak deli bir söz söyledi:

-Ve bundan sonra her sabah uyandığında ne işe yaradığını sor kendi kendine! Acaba şimdi, tam da şu anda ölsen ne olurdu? Mesela ne kaybederdi dünya senin yokluğunla? Hangi iş aksardı, kaç kişinin canı yanardı?

Parayı Bulduğum An Alayını s.237 (Erdal Demirkıran)

13 Nisan 2012

Öldürmek için değil, Yaşatmak için Savaşmak

Esasında savaşmak, insanoğlunun en büyük icadıdır. Savaşmaktan daha güzel daha anlamlı ne olabilir ki? Bütün insanlık savaşmalı hem de gece gündüz. 'Savaşmak' ne nefes kesici bir kelime, ne entelektüel bir tavır... Şu estetiğe bakar mısın hele: Kanserle savaşan kız, veremle savaşan bilim adamı, duman savaşçıları, cehalete savaş açan aydın, önyargıyla savaşan adam, sınırlarla savaşan çocuk, barış savaşçıları... İşte buydu insan genetiğine kodlanmış savaş biçimi ancak kafalarda oluşan 'savaş' algısı kötüydü ve ona yüklenen anlam ürkütücüydü. Bir çocuğun elindeki şekere nişan alan silahın başlattığı savaşlardı, hunharca olan. insan, basit bir paradigma değişikliğiyle öldürmek için değil, yaşatmak için savaşmayı öğrenebilirdi oysa; yanlış cephede yer almaktan kurtulup...

Parayı Bulduğum An Alayını s.230 (Erdal Demirkıran)

11 Nisan 2012

Büyük kararların yalnız alınacağını ve büyük hedeflere yalnız gidileceğini anlamıştım

Büyük kararların yalnız alınması gerektiğini anlamıştım. Ve anlamıştım büyük hedeflere yalnız gidileceğini zira bir noktadan sonra herkesin nefesi kesiliyordu. Kötü niyetli değildi kimse, sadece küçük düşünüyorlardı bana göre, hepsi bu. Aldığım yeni ve yalnız kararın neticesi olarak sadece ortaklarımı değil, karımı hatta bizzat işin içinde olan öz kızım Lara'yı da boyadım.

Parayı Bulduğum An Alayını s.218 (Erdal Demirkıran)

09 Nisan 2012

Kravat denilen Hırvat modası

Yeni şeyler bulamadığınız için bir türlü 400 yıllık Hırvat modası kravatı aşamıyor, onu takmakla mutlu oluyor bütün başkanlar maşkanlar ya da ciddi adamlar... Biraz derin düşünürseniz kravat denilen nesnenin, soytarının burnundaki o kırmızı zımbırtıdan bir farkının olmadığını anlarsınız. Günün birinde beyefendinin burnunu kırmızıya boyayıp soytarıya da kravat taktıracak olsalar buna kim itiraz edebilir? Hiç şüpheniz olmasın ki o gün kafalarını kravata takanlar, yarın da burunlarını kırmızıya uzatırken zorlanmayacaklar...

Parayı Bulduğum An Alayını s.213 (Erdal Demirkıran)

07 Nisan 2012

Artık kendinize değer vermeyi öğrenmelisiniz

-Abartıyorsunuz, hep abartıyorsunuz; kendinizi severken de başkalarını severken de... Artık kendinize değer vermeyi öğrenmelisiniz mavi budalalar. Dokunduğunuz her şeyin bir yapbozun ayrılmaz parçası olduğunu bilmelisiniz ve de.

Parayı Bulduğum An Alayını s.206 (Erdal Demirkıran)

06 Nisan 2012

Bunu yapardım hem de küfrederek

Öfkeliyim evlat ve tam şuramda ciğerimi dağlayan, yüreğimi kavuran bir ateş topu var şimdi. Öfkeliyim oğlum hem de seni bırakıp gidebilecek kadar. Şimdi başa dönebilsem parayı bulduğum an alayını soytarı gibi maviye boyar, asrın en büyük dersini verirdim onlara. Ve sonra da karşılarına geçip kahkahalarla gülerdim o zavallı, o acınası, o yazık hâllerine!.. Bunu yapardım hem de küfrederek...

Parayı Bulduğum An Alayını s.181 (Erdal Demirkıran)

05 Nisan 2012

Tüm zamanların en aşağılayıcı reklam metinleriyle satış rekorları

Tüm zamanların en aşağılayıcı reklam metinleriyle satış rekorları kırıyordu Ohmberd. Bunun dışında yapılan tanıtım çalışmaları; tüm otoriteleri, bütün bilinenleri ters köşeye yatırıyordu. Khalyus Rhontana geleneksel reklamcılık anlayışını yerle bir etmekle kalmıyor, ürününe olan inancından dolayı aklına eseni yapıyordu. Mesela:

-Bana bakın, siyah saçlı geri zekâlılar, sarı saçlı embesiller, kahverengi saçlı moronlar! Eğer bugün Ohmberd Kash almazsanız yarın zamlı alacaksınız! Salak olmanız ya da hâlâ mavi olmamanız benim açımdan muhteşem çünkü ben sizin sayenizde deli paralar kazanıyorum.

Parayı Bulduğum An Alayını s.168 (Erdal Demirkıran)

04 Nisan 2012

Gereği Düşünüldü

Dosya incelendi, gereği düşünüldü: Güvenlik kamera kayıtları, Valmir Ohmberd'in o dönemlerde de mavi olduğunu göstermektedir, iş bu kayıtlar siyah beyaz olmaları ve heyetimizi yanıltabileceği sebebiyle değerlendirme dışı tutulmuştur. Elimizdeki diğer kanıtların ve yaptığımız incelemelerin ışığında gerçekleştirdiğimiz karbon testi neticesinde söz konusu fotoğrafların gerçek olduğu sonucuna varılmış, Valmir Ohmberd'in doğuştan mavi olduğuna ancak Sonzan Hurbek'in başka kanıtlarının da bulunduğunu ifade etmesi sebebiyle bu konuda gerekli araştırmaların yapılabilmesi için duruşma tarihinin...

Parayı Bulduğum An Alayını s.163 (Erdal Demirkıran)

03 Nisan 2012

Sizler gibi ben de mağdurum

Değerli arkadaşlar, dünyanın en muazzam beyinleri, sizler gibi ben de mağdurum, ben de kandırıldım çünkü Valmir Ohmberd bizi de doğuştan mavi olduğuna ikna etmişti ki gördüğünüz gibi ben de maviyim. Sizce inanmasaydım böyle bir şey yapar mıydım? Bunca yıllık ticari kariyerimi, servetimi böyle basit bir biçimde harcar mıydım? Kızmanız gereken ben değilim, ayrıca dikkatinizi çekmek istiyorum ki kandırıldığım zaman mavi değildim. Yoksa bunu yapamazdı. İnandığım için ona tam 500 milyon tire para ödedim, önünde eğildim. Avukatlarımız gerekli hazırlıkları yapıyor. Şayet Valmir Ohmberd önümüzdeki günlerde görülecek davada bu pisliği temizlemezse onu müebbede mahkûm ettireceğimden hiç şüpheniz olmasın ancak henüz suçu kesinleşmeyen...

Parayı Bulduğum An Alayını s.149 (Erdal Demirkıran)

Hayatınız boyunca size benzemeyenleri dışlamaktan başka bir işe yaramadınız

Hâlâ şeytanlık peşindesiniz; kendinize engel olamıyor, içinizden bütün bunların birer düzmece olduğunu düşünüyorsunuz, öyle değil mi? Bu mavi delikanlının başındaki başlığın rengine bakarsanız anlarsınız neden öyle olduğunu. Onunla alay etmeyeniniz kalmadı. Adam dayanamadı ve yağmurlukların altına gizlendi yaz günü... Saklanarak yaşadı çeyrek asır. Bir vebalı gibi kaçtınız ondan, ele geçirseniz karantinalara atar Azrail'den önce çökerdiniz boğazına. Hayatınız boyunca size benzemeyenleri dışlamaktan başka bir işe yaramadınız. Şimdi de geçmiş karşıma soruyorsunuz: Madem öyle, yok niye böyle? Ben hoşgörülü bir adamım ama beyinsizliğe de tahammül edemem...

31 Mart 2012

Niye bu önyargı

- Medeni cesaretini alkışlamak yerine neden gülüyorsunuz arkadaşınıza? Niye bu önyargı?.. Biz bugün burada Sayın Valmir Ohmberd'in reklamını yapmak, onu pohpohlamak üzere toplanmadık; bir teorinin bilimsel kanıtının peşindeyiz. Beyefendinin büyük bir iddiası var! 'Ben de yaparım!' diyor. Belki de bu iddiasıyla tarihi bir yanılgıya engel olacak! Şimdi sayın noterimizden bir tespit daha yapmasını rica ediyorum. Lütfen onu alkışlayın ve içinizden biri olan bu arkadaşınıza izin verin... Gel delikanlı!..

Parayı Bulduğum An Alayını s.120 (Erdal Demirkıran)

Bunu, bu sürede yapmayı ancak bir mavi başarabilir

Valmir'in bu amansız mücadelesi devam ederken başkan tahtalarla uygun şekli yapmaya başlamış hatta süresini de çoktan aşmıştı ancak ortalarda herhangi bir kule görünmüyordu. Rhontana bütün dünyanın izlediği bu oyunu bitirmek üzere girdi söze:

- Bayanlar baylar boşuna uğraşıyoruz, bunu, bu sürede yapmayı ancak bir mavi başarabilir.

Parayı Bulduğum An Alayını s.117 (Erdal Demirkıran)

30 Mart 2012

Doymak bilmeyen insan

Dışarıdan bakıldığında yeryüzünün bütün köpekbalıklarını içine alacak derecede haşmetli bir yapı olduğu belliydi Okyanus Yırtan'ın da bu derece büyük olduğunu içine girmeyenlerin bilmesi imkânsızdı. Valmir 6. kez gözlerini araladığında yatağındaydı yine. Bağımlılık seviyesinde alıştığı 181. kattan, üç saat sonra ayrılması gerektiğine dair tavanda gördüğü yazı canını sıktı. Henüz tetkiklerin sonucunu bilmiyordu ve eğer onların kıstaslarına göre başarısız olduysa 100.000 tirelik çekin dışında bu birkaç günlük eğlenceden başka kârı olmayacaktı. Gerçi bu da yeterdi ya insan işte bu, doymak bilmeyen insan!..

Parayı Bulduğum An Alayını s.105 (Erdal Demirkıran)

29 Mart 2012

Dokunmadığın hiçbir şeye inanma!

Bu çek, sadece durumu babasına nasıl izah edeceğine verilen 'işte böyle!' cevabıydı. Yozat Ohmberd'e göre hayal kurmak, saçmalıktan başka bir şey değildi. O, oğlunu 'Dokunmadığın hiçbir şeye inanma!' felsefesiyle yetiştirmişti ki çek de zaten dokunulabilen bir şeydi. Biraz sonra masanın altındaki gizli düğmeye dokundu Khalyus Başkan. Odaya, kapının arkasında hazır beklediği izlenimi veren üç doktor birden girdi. Khalyus Rhontana şunları söyledi onlara:

26 Mart 2012

Bir daha da karşıma geçip rol yapma bana

- O hâlde hemen git uyu ve yarın sabah adam gibi uyan da öyle gel karşıma, tamam mı benim sersem oğlum? Ya da hiç uyanma!.. O peçeteyi de cebine koy, sokakta silersin salyanı sümüğünü. Bir daha da karşıma geçip rol yapma bana öyle yalandan. Şimdi kaybol it oğlu it!..

Parayı Bulduğum An Alayını s.68 (Erdal Demirkıran)

Hangisine inanacağız abicim

-Doğruluktan şaşmayacaksın kardeşim, her zaman gerçeği konuşacaksın ucunda ölüm dahi olsa! Sen önce 'Gece kendiliğinden oldu!' de sonra da tut 'Şaka yaptım!' de! Hangisine inanacağız abicim, dalga mı geçiyorsun bizimle?.. Ya bırak Allah'ını seversen!..

Parayı Bulduğum An Alayını s.57 (Erdal Demirkıran)

23 Mart 2012

Sen manyak mısın oğlum? Neden yaptın bunu?

-Benim ben, Valmir.

Birkaç saniyelik sessizlikten sonra Sonzan, zor da olsa mavinin altındaki arkadaşını teşhis etmeyi başardı ve samsak samsak sırıtmaya başladı. Bunun üzerine,

-Kes şunu!.. Herkes buraya toplanacak! dedi delikanlı. Kesmedi:

-Sen manyak mısın oğlum? Neden yaptın bunu?

Bilmem kaç tane iğne daha soktular mavi et yığınına

Eski hâline geri döneceği müjdesinin bedeninin mavisiyle değil o andaki kısmi baygınlığıyla alakalı olduğunu bilen Valmir, başına gelenleri bütün detaylarıyla birlikte anlattı kendisini dinlerken bazı notlar da alan Massal'a. Sonra bilmem kaç tane iğne daha soktular mavi et yığınına. Hepsiyle birer bir şey aldılar bedenden. Genç adam ne itiraz edebiliyor ne de tepki verebiliyordu zira en küçük bir hareketlenmede omzuna hemen o yarım saatlik iğne yeniden saplanıyordu.