Sadece Aptallar 8 Saat Uyur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sadece Aptallar 8 Saat Uyur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2016

Sadece Aptallar 8 Saat Uyur



Aklı başında olan hiçbir insan, ömrünün üçte birini yastığa bağışlamaz.

Bu kitap,
"Erişkin bir insan günde en az 8 saat uyumalıdır." palavrasını ve / veya önyargısını kırarak 8 saat uyumanın bir alışkanlıktan ibaret olduğunu öğretmektedir. 4 saat uyuyarak 8 saat uyumuş gibi zinde uyanmayı da anlatan kitap, bunun nasıl yapılabileceğini öğretmektedir.

Matematik Diye Bir şey Var
60 yıl yaşadığı varsayılan sıradan bir insan, ömrünün 15 yılını çocuklukta, 15 yılını ıvır zıvır işlerde, 20 yılını da uykuda geçirmektedir ki bu hesapla geriye 10 yıl kalır. Ancak bu aynı sıradan insan, 8 saat yerine 4 saat uyursa, ömrünün sadece 10 yılını uykuda geçirecek ve böylece 10 sene daha fazla yaşamış olacaktır. Bunu başardığında ise sıradanlığı sona erecek ve sıra dışı başarılar elde edecektir; çünkü sıra dışı başarılar elde edenler tüm başarılarını bu ikinci 10 yıla borçludurlar. Keops, Da Vinci, Edison, Newton, Dostoyevski, Armstrong gibi...

Kişisel Gelişim Romanı
Aslında uyku sıkıcı bir konudur. Çevrenizde biri uykudan bahsedince esnemenize engel olamazsınız çoğu zaman. Ancak yazar bu konuyu roman formatında işleyerek öyle eğlenceli bir hale getirmiş ki; kitabı bitirmeden uyumak neredeyse imkânsız gibi. E tabi kitabı bitirdikten sonra da...

Yazar: Erdal Demirkıran
Yayınevi : Kashna Kitap Ağacı

09 Ocak 2012

Tıbben çözümsüz hiçbir hastalık olamaz

Tıbben çözümsüz hiçbir hastalık olamaz. Bu, insanlık tarihi boyunca yapılmış en büyük kamuflajdır. İstisnalar hariç doktorların hemen hepsi beceriksizliğini, tembelliğini ve iş bilmezliğini bu ifadeyle kamufle eder. 'Bu hastalığın üzerinde çalışıyorum, oldukça da yol aldım. Sanırım son dönemece geldim. Çok yakın bir gelecekte bu

İlla canının yanması mı gerekiyor hareket etmen için?

Yani illa bir şeylerin yaşanması ya da bazı şeyleri kabak misali tam senin başında patlaması gerekmiyor... Şimdi sğalam düşün! Dünyada açlık çeken yüz mülyonlarca insan düşün... Savaş tehdidi altında olan insanları, çeşitli hastalıklara yakalanmış, çare bekleyen insanları düşün... Ve şimdi de bütün bu dertler, sıkıntılar orada öylece dururken hiç birşey

Yeteneklerini İnkar Etme

Yani bir şeyi inkar etmen için, öncelikle onun var olması lazım, tıpkı resim ya da müzik yeteneğin gibi. Herkeste var bunlar; ama sadece inananlar yaşatabilir bu yeteneklerini. Diğerleri ise 'Benim yeteneğim yok!' diye uydurulan o palavralarla sahip oldukları değerleri inkar ederler. Sonunda haklı da çıkarlar; çünkü yetenekleri onlara küsmüştür.

Aşkın Büyük Gücü

Aşk insanın kendini tanıması için olağanüstü bir fırsattır, sınırlarını keşfettiği andır... Aklını en iyi kullandığın zaman, neler yapabildiğini gördüğü an, kendine hayter ettiği aralık... Hatırlamıyor musun? Aşık olduğunda uykusuz olman sana hiç zarar vermiyordu. Yemiyor, içmiyor, sürekli onu düşünüyordun. Onun için yapacakların sınırsızlaşıyordu.

08 Ocak 2012

Öğle Uykusu

Bunun dışında öğlen vakti, güneşin tam tepede olduğu zamana da dikkatini çekmek istiyorum. O zamandan yarım saat önce ve yarım saat sonra ki toplam 1 saatlik zaman diliminde 20-30 dakika uyuman, uykunu tam anlamıyla tamamladığın anlamına gelir; ama eğer çalışma şartların bunu yapmana engelse, gece

Kainattaki Muhteşem Enerji

Dünyada 24 saat boyunca serbest olarak dolaşan bir enerji var. Bu sınırsız enerji 6 milyar insana ücretsiz olarak dağıtılır. Bu muhteşem güçten en yüksek payı ise bilinci daima açık olanlar alır. Yani uyuyanlar bundan faydalanamazlar; çünkü uyurken insanın bilinçaltı tam olarak açık olmasına rağmen, bilinci %95 oranında kapalıdır. O halde bütün insanlar uyurken, uyanık olmak, hem bilinçle hem de bilinçaltıyla bu

Dolu bir mideyle yatarsan...

Dolu bir mideyle yatarsan ertesi gün dinlenmemiş olarak uyanırsın. Basit; ama doğru bir tespit bu. Bana ortalama iki saat yetecekken gereksiz kasılmalar, dolu bir mide, ısı miktarı yüksek bir oda ve ilaveten hiçbir zaman neden yaptığını anlayamadığım halde her gece yorganın altına girerek oluşturduğun o ekstra ısı ve karbondioksit... İşte bütün bunlar

06 Ocak 2012

O zavallı beynin neler çekiyordur kim bilir

Dünyada karbondioksit soluyan hiç bir insan olmamasına rağmen, sen bu şekilde yorganın altına saklanarak beyninin mutlak ihtiyacı olan oksijeni engelliyorsun. Böylece de karboldioksit soluyarak yaşayabilen bir insana dönüşüyorsun. Yorganı kafana çektiğinde içeride bulunan oksijeni solumaya başladıktan sonra yavaş yavaş oksijen kalitesini düşürüyorsun.

Henüz 5 yaşındaydın sana imkansızı öğrettiklerinde

Biliyor musun, sen bir dahi olarak gelmiştin dünyaya. Tüm dahiler gibi sana göre de imkansız hiç birşey yoktu, ta ki o güne kadar... Babanla, parkta kumdan kale yapıyordunuz. O esnada bir uçak geçiyordu parkın üzerinden. Sen uçağı göstererek 'Baba onu bana al!'  demiştin. 5 yaşındaydın. Baban gülmüştü. 'Gel yavrum sana gofret alayım!' demişti. Sen 'Hayır, ben uçak istiyorum!' diye diretmiştin. Çok direttiğin için baban sana oyuncak bir

Einstein günde en az 12 saat uyuyormuş

Bilmiyorsun ki bu, Alçakbilinç'in senin üzerinde oynadığı o büyük oyundur. 'Einstein günde en az 12 saat uyuyormuş... Koca Einstein bu, bir bildiği vardır heralde!' dedikten sonra, 'Demek ki çok uyumak beyni açıyor!' sonucunu çıkarmak başka neyle izah edilebilir?... Abraham Lincoln'ün meşhur başarı hikayesini mutlaka duymuşsundur. Defalarca başarısız olmuş; fakat yılmamış, 52 yaşında ABD başkanı olmuştu! Bugün milyonlarca insan zor zamanlarında onun bu örnek azminden ilham alarak ayakta duruyor. Peki

Ben Mükemmelim...!

O halde 'Ben mükemmelim' dediğinde bu ifade seni köşeye sıkıştıracak ve en iyiyi üretmeni sağlayacak çılgın bir cümledir. Da Vinci'yi hatırlıyor musun? Tablolarına önce imzaatıp sonra yaıyordu resimlerini. Yani demek istiyordu ki 'Şu andan itibaren Da Vinci imzalı bir tablo yapıyorsun ey

Bunu insanlar yapmış olamaz

Kendyn, tüm zamanların en hayret binasını inşa eden bu adamlara kilitlenmişti. Kaçırılan çocuğu için istenilen fidye karşılığında çalışan ve gözü hiç birşeyi görmüyormuşçasına, kendini feda etmişçesine aralıksız çalışan insanları anlamaya çalışırken o adamı gördü. Bütün olanlara o an bir anlam verdi. Etrafında bir koruma ordusu bulunan ve 3 kişiye emirler yağdıran o tuhaf adamı görünce

05 Ocak 2012

Vay be...!

Bütün bunlara rağmen, kendi gerçeğine aşık olan ve silinmeyen faydalı izler bırakmak için yemin eden insanlar da vardı ve var. Onlar hiçbir şekilde kendilerini uyduruk sistemlere teslim etmediler. 'Az uyudular'desem hata yapmış olurdum. Uyumaları gerektiği kadar uyudular. Yüksek idealler belirlediler. Hatta bazıları ideallerine ulaşabilmek için tüm fizyolojik kuramları ve kavramları alt üst ederek günde 2 ya da 3 saatlik

Seni tutan ne?

Senin daha iyi olduklarını zannettiğin insanlar sadece bu süreyi daha iyi kullanıyorlar. Gün herkes için 24 saat. Yaz, kış, Afrika yada Amerika... Hiç bir zaman değişmez bu. Gün daima 24 saat, herkes için 24 saat. Senin yerinde olmak istediğin o insanlar kazandıklarından çok kazanabileceklerine odaklanıyorlar ve sadece onu elde etmek için çalışıyorlar. Seni tutan ne?

Sadece Aptallar 8 Saat Uyur s.141 (Erdal Demirkıran)

Ölüm Korkusu ve Aşk

İnsan iki duygudan biriyle yoğun olarak karşılaştığında, ta ki o yoğunluk bitinceye kadar Marianna Çukuru'nun en derinine gömer uykusunu. Bunlardan birisi 'Ölüm korkusu'dur, diğeri de 'Aşk!'. Aslında ikisini de tek bir duyguyla özetleyebiliriz. 'Aşk.' Çünkü 'Ölüm korkusu' dediğin şey yaşama aşkından başka birşey değildir. Neyse, özetle diyorum ki çok büyük bir aşka tutulursan iki saat uyku bile yeter sana; ama senin böyle bir

04 Ocak 2012

Hedefin Uykularını kaçırmalı

İşte böyle oluyor. Uykunu kaçırıyor hedefin. Geceni gündüzüne katıyor, çalışıyorsun. Aya gelip ayak izini bırakıyorsun. Sonra sana aya çıkan ilk insan diyorlar. Neil Amstrong oluyorsun, Buzz Aldrin oluyorsun, Michael Collins oluyorsun... Adını ölümsüzler listesinin başına ekliyorlar. 'En' oluyorsun. Herkes şaşırıyor. Bunu nasıl yaptığına hayret ediyorlar. Sen gülümsüyorsun sadece. Neden şaşırdıklarını

Hedefin yoksa git uyu...

'Bir meslekte yükselmek' asla uyku kaçırıcı bir hedef olamaz. Adı üstünde, hedef! Bir hedef göstermen lazım yani. Yükseleceğin yerin bir adı olmalı. 'Ben şurayı istiyorum!' demelisin yani. Aksi halde bir hedefin yok demektir. Ve eğer etkili bir hedefin yoksa az uyumanın da bir anlamı yoktur. Hatta mümkünse git uyu ve bünyen kaldırıyorsa hiç uyanma; çünkü hedefi olmayan bir insanın uyanık olması hem kendi için hem de insanlık için bir işkencedir.

Sadece Aptallar 8 Saat Uyur s.75 (Erdal Demirkıran)

Sadece az uyumak yetseydi dünyayı karıncalar yönetirdi

Her bir otun boyu hatasız bir cetvelle tek tek ölçülmüş de hesaplanarak ekilmiş gibi muazzam görünen, alabildiğine büyük bir tarlada yürüyorlardı. İnsanın içini aydınlatan bu muhteşem arazide dolaşırken fırtınalar kopuyordu Kendyn'in içinde. Gördükleri ona kazanan insanların başarı formülünü öğretmişti: 'Az uyumak...' Olağanüstü birşeydi bu. Az uyuyordun ve başarıyordun.

Kimdi acaba o taşı o kuyuya atan salak?

Çünkü dostum hazır bir sistemin kucağında doğdu, doğdun... Sordun sormadın. Sana 'Erişkin bir insan 8 saat uyumalıdır!' dediler. İnandın. Araştırdıklarını söylediler, iyice inandın. Hiç düşünmedin, 'Ya yanlışsa!' demedin hiç! 'Kimdi acaba o yaşı o kuyuya atan salak?' Bunlarla asla ilgilenmedi; çünkü işine gelen buydu. Uyumak çok keyifliydi. Ne borcunu hatırlıyordun,