Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde köşe yazarlığı yapan davranış bilimcisi Profesör Dan Ariely, sabahları alarmı kurup uyandıktan sonra biraz daha uyumanın, kişiyi gün içerisinde daha yorgun yaptığını belirtti.
Uzun zamandır uyku alışkanlıkları üzerine araştırmalar yapan Ariely, sabahları saati kurup uyandıktan sonra tekrar yatmanın vücuda hiçbir katkısının olmadığının altını çizerek, “Fazladan 5,10 ya da 20 dakika uyumanın bizi gün içerisinde daha dinç tutacağını sanıyoruz.
Uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ekim 2017
06 Temmuz 2017
Kaliteli uykunın sırrı karpuz çekirdeği ve kiraz
UYKUDER Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, kaliteli uyku için kiraz, karpuz çekirdeği, süt, yumurta, fındık ve muz gibi gıdaların tüketilmesini önerdi.
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Karadağ, yaptığı açıklamada, uykuya geçişi ve kalitesini artıran bazı besinler olduğunu söyledi.
Özellikle uyku bozukluğu çekenlerin gıda tüketiminde seçici olması gerektiğini vurgulayan Karadağ, triptofan eksikliğinin uyku düzenini bozacağını anlattı.
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Karadağ, yaptığı açıklamada, uykuya geçişi ve kalitesini artıran bazı besinler olduğunu söyledi.
Özellikle uyku bozukluğu çekenlerin gıda tüketiminde seçici olması gerektiğini vurgulayan Karadağ, triptofan eksikliğinin uyku düzenini bozacağını anlattı.
06 Temmuz 2014
Bu Yazı Psikolojinizi Bozabilir. Yüreği dayanmayan Okumasın (+18)
Rus Uyku Deneyleri (+18)
1940′ların sonlarında Rus araştırmacılar 5 insanı 15 gün boyunca tetikleyici gazlarla uyanık tuttular. Denekler 2. Dünya Savaşı’nda düşman olarak kabul edilmiş politik tutsaklardı. Oksijen seviyesinin dikkatlice kontrol edildiği odalarda kalıyorlardı. Kamera sistemleri kapatılmıştı, yani onları izleyebilmek için sadece mikrofonlar ve 5 inçlik kamara penceresine benzeyen gözlem camları vardı. Oda kitaplarla, yataksız karyolalarla, su ile, ayrıca 5′ine de 1 ay yetecek kadar yiyecekle doluydu.
İlk 5 gün her şey iyi gidiyordu; denekler 30 gün boyunca uyumadan teste dayanırlarsa serbest bırakılacakları konusunda anlaşmılardı. Günden güne onların her hareketlerini ve aktivitelerini izlerlerken, zaman geçtikçe, geçmişlerindeki travmatik olayları konuştuklarını fark ettiler. 4 gün boyunca bu durum giderek karanlık bir hal aldı.
1940′ların sonlarında Rus araştırmacılar 5 insanı 15 gün boyunca tetikleyici gazlarla uyanık tuttular. Denekler 2. Dünya Savaşı’nda düşman olarak kabul edilmiş politik tutsaklardı. Oksijen seviyesinin dikkatlice kontrol edildiği odalarda kalıyorlardı. Kamera sistemleri kapatılmıştı, yani onları izleyebilmek için sadece mikrofonlar ve 5 inçlik kamara penceresine benzeyen gözlem camları vardı. Oda kitaplarla, yataksız karyolalarla, su ile, ayrıca 5′ine de 1 ay yetecek kadar yiyecekle doluydu.
İlk 5 gün her şey iyi gidiyordu; denekler 30 gün boyunca uyumadan teste dayanırlarsa serbest bırakılacakları konusunda anlaşmılardı. Günden güne onların her hareketlerini ve aktivitelerini izlerlerken, zaman geçtikçe, geçmişlerindeki travmatik olayları konuştuklarını fark ettiler. 4 gün boyunca bu durum giderek karanlık bir hal aldı.
25 Şubat 2013
Sekiz Saatlik Uyku Efsanesinin Aslı Nedir?
Geceleri bir türlü uyuyamayan insanlar durumlarından kaygılanır. Ama gece boyunca uyumamak, zannettiğimiz kadar kötü birşey olmayabilir. Bilim adamları 20 yıldan bu yana “8 saat uykunun belki de doğal olmadığını” söylemekteydi. Şimdi giderek daha çok sayıda tarihçi de, bu görüşe destek veriyor.
1990′ların başlarında Thomas Wehr adlı psikiyatr, bir ay boyunca her gün 14 saat süreyle karanlıkta tutulan bir grup insan üzerinde araştırma yürüttü.
Deneklerin uykularının düzene girmesi biraz zaman aldı ama dördüncü haftada tüm deneklerde belli bir uyku düzeni oluşmuştu. Önce dört saat uyuyorlar, sonra bir iki saatliğine uyanıyorlar, ardından ikinci kez dört saatlik uygularına dalıyorlardı.
1990′ların başlarında Thomas Wehr adlı psikiyatr, bir ay boyunca her gün 14 saat süreyle karanlıkta tutulan bir grup insan üzerinde araştırma yürüttü.
Deneklerin uykularının düzene girmesi biraz zaman aldı ama dördüncü haftada tüm deneklerde belli bir uyku düzeni oluşmuştu. Önce dört saat uyuyorlar, sonra bir iki saatliğine uyanıyorlar, ardından ikinci kez dört saatlik uygularına dalıyorlardı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)