Sanırım nişlerimde yalnız değilimdir. Hepimizin yaşadığı bir durum bu. Zaman zaman duvarlar gelir üzerimize. Durduğumuz yer küçüldükçe küçülür, sonunda sıkışır kalırız bir köşede. Kaçacak yer yoktur. Hayatımızda nedenini, niçinini kavrayamadığımız durumların baskısını yaşarız. Sanki soğuk bir kış bastırmıştır üzerimize. Ümitsizlik ve çaresizlik içinde bocalarız. Ya hastalık, ya para sıkıntısı ya da ölüm çalmıştır kapıyı. Acı ve özlem içimizi yakarak, nihayet son çare, dua eder, mucizeler bekleriz. Ne yazık ki çoklarımız için son çaredir dua etmek. Aslında normal yaşantımızda pek de sık hatırlamadığımız O yüce güç, belki de varlığmı bu şekilde hatırlatır bize.
Kitapları yutmuş, kendini eğitmiş iyi kalpli, esprili bir dostuma sordum: "Dua edip Rabb'inden bir şeyler ister misin?" Hayır, diye cevap verdi. "Kesinlikle istemem. Beni mi duyacak? İşi çoktur. Kainatın bu kadar meselesi varken benim yapacağım duanın ne faydası olur?"