Yavuz Bahadıroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yavuz Bahadıroğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Nisan 2012

4. Murad (Yavuz Bahadıroğlu)

Sultan Dördüncü Murad, en çok tartışılan Padişahlardan... Kimisine göre Zalim, kimisine göre dahi, kimisine göre Osmanlı Devleti'ni derleyip toparlayarak adeta yeniden inşa eden büyük bir irade... Devamlı şekilde Yavuz Sultan Selim'i kendine örnek alması fakat içten içe Kanuni Sultan Süleyman yumuşaklığına hasret gitmesi niye.

Tahriklerle ayaklanıp sürekli kelle isteyen Yeniçeri ve Sipahi ocaklarını yola getirmek için Kanuni'nin yumuşak başlılığı mı lazımdı, yoksa Yavuz'un kahredici sertliği mi?

40 Geceye 40 Masal (Yavuz Bahadıroğlu)

Bir varmış bir yokmuş, Allah’ın günü çokmuş. Günler günlere geceler gecelere eklenmiş. Ortaya “40 Geceye 40 Masal” çıkmış da çocuklar muradına ermiş. Çocuklar muradına erince, padişah, kızının o çobanla evlenmesine izin vermiş. Başlamış 40 gün 40 gece sürecek düğünün hazırlıkları...

Hazırlıklar devam ededursun. Çocuklar muradına erince bulut şeklinde uçan halılar yapılmış. Bu uçan bulutlar her gece uykudan önce çocukları evlerinden alır, birbirinden güzel, heyecanlı olayların yaşandığı masal diyarına götürürmüş. Her gece ayrı bir masal yaşarmış çocuklar. Uçan bulutlar onları yeniden yataklarına getirdiğinde artık diğer geceyi iple çekerlermiş.

Ağalar Saltanatı (Yavuz Bahadıroğlu)

Genç Osman’ın, uyuz bir ata bindirilip hakaretler altında, sokaklarda dolaştırıldıktan sonra, yeniçeriler tarafından hunharca katledilişinin anıları hâlâ tazedir.
Yeniçerilerin gemi azıya aldıkları kâbus yıllar..
Devleti kılıçlarıyla yüceltenlerin, devleti kılıçladıkları yıllar..
İşte böyle bir dönemde, henüz on üç yaşındaki IV. Murad, Osmanlı tahtına oturur. İlerleyen yıllarda konumunu güçlendirerek yerleşik "ağalar saltanatı"nı sarsmaya, yıkmaya başlar.
IV. Murad, devletin en zirvesinde verdiği adalet, hak ve hukuk mücadelesinde yalnız değildir: Hamzalar, deli Osmanlar ve çolaklar... gözünü budaktan sakınmayan fedailer.. ağalar cuntasını çökerten adalet savaşçıları..
Bu roman, tarihe geçen o çetin savaşı günümüze taşıyor.
Bu romanı okuyunca, tarihin nasıl tekrar ettiğine şahit olacaksınız.

Avukat Bekir Berk (Yavuz Bahadıroğlu)

Bekir Berk' in hayat hikayesi bir bakıma Türkiye' de geçmişte yaşanan acılarla birlikte hala yaşayan hizmetin tarihini teşkil eder. Bu eser, bir ömre sığdırılması zor, yılmaz mücadelenin bükülmez bileğin belgesidir.

Bediüzzaman Said Nursi / Hayatı Tefekkürü Mücadelesi (Yavuz Bahadıroğlu)

Yıllardır tartışılan, gazete manşetlerinden inmeyen, öldükten sonra dahi kendisinden korkulan, bu yüzden mezarı açılarak naaşı kaçırılan Bediüzzaman Said Nursi kimdir? Ne yapmak istemiştir? Milyonları nasıl etkilemiştir? Niçin peşin hükümlü aydınların ve bazı devlet adamlarının hışmına uğramış, mezarında bile rahat bırakılmamıştır? Okunsun, incelensin, düşünülsün ve hüküm belgelerin ışığında verilsin istiyoruz.

Binatlı (Yavuz Bahadıroğlu)

Kâh Belgrad içlerinde, Kâh Viyana önlerinde,Kah Mohaç'ta yahut Çaldıran'da imanla coşup,akından akına koşan serdengeçtilerin Tuna boylarındaki nal sesleri ve kılıç şakırtıları...

26 Nisan 2012

Bizi Kimler Dinliyor? (Yavuz Bahadıroğlu)

“Benim Güzel Allah’ım” Dizisi, çocuk dostlarımıza Yüce Allah’ı tanıtmak ve sevdirmek için hazırlandı. Allah’a iman konusunda onların dünyasında temel oluşturmaya yönelik bir tarz ve anlatım benimsendi.

On kitaptan oluşan bu dizinin her bir hikâyesinde Allah’ın varlığı, birliği, büyüklüğü ve diğer iman esaslarına dair önemli mesajlar yer alıyor. Bu dizi çocuklara hayatı yaşarken her adımda yürekten gelen bir sesle “Benim Güzel Allah’ım” sözünü söyletmeyi amaçlıyor.

Bizim Can (Yavuz Bahadıroğlu)

Sevgili çocuklar...
Hele yaz tatillerini şöyle bir gözünüzün önüne getiriniz. Güneş pırıl pırıl gökte...Siz orman içlerinde veya deniz kıyılarında ...

Sabahın erken saatlerinden, akşamın alaca karanlığına kadar belki oynayacaksınız. Yorgun argın eve döneceksiniz. Yemekten sonra içinize bir rahatlık çökecek. Evdekilere iyi geceler diledikten sonra yatağınıza çekileceksiniz.

İşte o an günün en tatlı anıdır. Yorgunsunuz fakat henüz uykunuz yoktur. Ne yapacaksınız ?..
Herhalde minik kütüphanenizden çok hoşunuza giden bir hikaye kitabı veya bir çocuk romanı, mesela Nesil Yayınlarından çıkan çocuk kitaplarını okurken sizi zevklendirecek, eğlendirecek, adeta gündüz ki oyunlarınızın tamamlayıcısı olacaktır.

Bir yandan öğrenir, bir yandan eğlenirken tatlı bir uykuya dalacaksınız.

Boşlukta Yürümek (Yavuz Bahadıroğlu)

Sanat sanat için değil, şunun bunun için de değil inanç içindir. Sanatkar; insanları ezeli ve ebedi Sanatkara yaklaştırabildiği ölçüde başarılıdır. Roman; görüşlerin, düşüncelerin kanaviçesi, fikirlerin kıyasıya vuruştuğu meydan... Romancı; bazen kanaviçe üstünde renkli ipliklerle fikirlerini ören bir nakkaş, bazen kelimeleri mermi yaparak sürekli ateş açan bir savaşçı... Maksat; Hakka ve hakikate hizmet... Kalem; İlahi takdire mazhar bir araç... Eser; iyiyi, doğruyu, güzeli göstermesi şartıyla muhterem bir miras...

Buhara Yanıyor (Yavuz Bahadıroğlu)

Binlerce alimin yaşadığı bir İslam beldesi Buhara'nın, Cengiz Han'ın hücumuna ve zulmüne nasıl maruz kaldığını anlatan roman.

Can'ın Hatıra Defteri (Yavuz Bahadıroğlu)

Can iki çocuklu bir ailenin büyük oğluydu. Kardeşi Cem’le birlikte anne ve babalarının kendilerine sunduğu huzurlu yuvada mutlu bir şekilde yaşıyorlardı.

Şehirde hayat süren Can, o yıl yaz tatilini köyde dedesinin yanında geçirmişti. Hayatının o en güzel anlarını ölümsüzleştirmek için günlük tutmuş, her satırını tatlı bir duyguyla yazmıştı.

Canavar Robot (Yavuz Bahadıroğlu)

Davut çok zeki bir çocuktu. Köy dışındaki bir mağarada kendine laboratuar oluşturmuştu. Orada bir robot yaptı. O, robotu yapmak için uğraşırken köylünün ruhu bile duymadı.

Teneke adamını köylülere gösterdiğinde herkes şaşkına döndü. Onun yürüdüğünü, kollarının oynadığını, gözlerindeki ışığın yanıp söndüğünü gören herkes korkuyordu.

Kimi uzaydan gelmiş bir canlı, kimi de şeytan olduğunu düşünüyordu. Davut ise buluşu ile övünüyordu. Köylü korktukça o güçlü olduğunu düşünerek kendisiyle gurur duyuyordu.

Canım Peygamberim (Yavuz Bahadıroğlu)

Efendimizin (a.s.m.) ifadesiyle “cennet kokusu” ve “gözümüzün nuru” çocuklarımıza, O Güzeller Güzeli’nden pek çok defa bahsetmişizdir. Onun hayatına dair masal tadında kıssalar anlatmış, küçücük kalplerinin onun sevgisiyle dolmasını istemişizdir. Çünkü biliyoruz ki, o insanların en güzeli ve bize en güzel örnek…

Sevgili Peygamberimiz (a.s.m.) 571’den 632 yılına kadar süren mübarek hayatı boyunca örnek bir hayat yaşadı. Peygamber olarak Rabb’inden gelen hakikatleri bize ulaştırdı, yaşayışıyla da bize nasıl iyi insan ve nasıl iyi mümin olunabileceğini öğretti. Sözleri, yaşadıkları, olaylar karşısında verdiği tepkiler herkes tarafından dikkatle izlendi.

Cem Sultan 1.cilt (Yavuz Bahadıroğlu)

Padişahlığa yürüyen bir şehzadenin ümitsiz mücadelesi, yıkılan büyük hayallerinin enkazı altında çırpınan şair ruhunun isyanıyla, dindar mizacının tevekkül ve teslimiyeti arasında büyük tenakuz, bitip tükenmez tereddütler, bocalayışlar, içten pazarlıklar.

Padişahlıktan gurbete, gurbetten esarete, nihayet ölüme uzanan dolambaçlı kader yolunda ibretli bir iz bırakan Cem Sultanın güçlü romancımız tarafından eski kaynaklara dayanılarak yazılan hayat hikayesi.

Cem Sultan 2.Cilt (Yavuz Bahadıroğlu)

Padişahlığa yürüyen bir şehzadenin ümitsiz mücadelesi, yıkılan büyük hayallerinin enkazı altında çırpınan şair ruhunun isyanıyla, dindar mizacının tevekkül ve teslimiyeti arasındaki büyük tenakuz, bitip tükenmez tereddütler, bocalayışlar, içten pazarlıklar... Padişahlıktan gurbete, gurbetten esarete, nihayet ölüme uzanan dolambaçlı kader yolunda ibretli bir iz bırakan Cem Sultanın güçlü romancımız tarafından eski kaynaklara dayanılarak yazılan hayat hikayesi. Milli Eğitim Bakanlığı 29.12.1986 tarih 2224 sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayınlanarak okullara tavsiye edilmiştir.

25 Nisan 2012

Cengaver (Yavuz Bahadıroğlu)

Osmanlı Devletinin kuruluş yılları...Çadırdan devlete geçişin kısaltılmış hikayesi.

Cihan Sultanları Osman Gazi'den Sultan Vahdettin'e (Yavuz Bahadıroğlu)

Osmanlı İmparatorluğu en geniş zamanında üç kıtaya yayılmış, İstanbul ile sınırlı bir şehir devletine dönüşmüş olan Bizans İmparatorluğu'nu yıkmış, Akdeniz'i İmparatorluğunun sınırları içerisinde bir göl haline getirmiştir. İstanbul'un fethi bazı tarihçilere göre Yeni Çağ'ı başlatan olay olmuştur.

623 yıl süren Osmanlı Tarihi boyunca 36 padişah gelmiş ve 3 kıtada çınar ağacı gibi kök salmış olan Osmanlı Devleti bir Cihan İmparatorluğu olmuştu. 6 asır boyunca dünyaya hükmetmiş olan Osmanlı, İlahi ve yüce değerlerden ilham alarak, gittiği yerlere adalet, şefkat ve medeniyet götürmüş, insanlığı ön planda tutarak dinyayı aydınlatmıştı.

Çaka Bey (Yavuz Bahadıroğlu)

Günü kavramak için dünü anlamak lazım... Dün, tarihtir. Ancak kuru bilgi yığınlarıyla tarihi anlamaya imkan yoktur. İşin sırrı ayrıntılarda saklıdır. İyi kavranması gereken gerçekler ayrıntılardadır. Tarihi ayrıntılarıyla kavrama arayışı bizi romana götürür: Gölgede kalmış değerleri sadece romanda buluruz. Çaka Bey’i romanlaştırmak da zaten böyle bir arayışın parçasıdır. İlk Türk Amirali olarak ünlenen Çaka Bey ile çevresinde bir devrin, hatta devirlerin tüm detaylarını bulabilirsiniz. Ayrıca Selçuklu’yu büyüten unsurlarla birlikte bitiren hastalıkları da keşfedeceğinizi sanıyoruz. Artık bunun ışığında yeni dünyayı kucaklayabilir, hatta geleceği idrak hususunda isabetli adımlar atabilirsiniz.

Çamurdan Meyve Olur mu? (Yavuz Bahadıroğlu)

“Benim Güzel Allah’ım” Dizisi, çocuk dostlarımıza Yüce Allah’ı tanıtmak ve sevdirmek için hazırlandı. Allah’a iman konusunda onların dünyasında temel oluşturmaya yönelik bir tarz ve anlatım benimsendi.

On kitaptan oluşan bu dizinin her bir hikâyesinde Allah’ın varlığı, birliği, büyüklüğü ve diğer iman esaslarına dair önemli mesajlar yer alıyor. Bu dizi çocuklara hayatı yaşarken her adımda yürekten gelen bir sesle “Benim Güzel Allah’ım” sözünü söyletmeyi amaçlıyor.

24 Nisan 2012

Çanakkale Kıyameti (Yavuz Bahadıroğlu)

Etrafında ihtilafsız ittifak edebileceğimiz ortak değerleri öne çıkarmamızı gerektiren günler yaşıyoruz…..

Tarih ortak değerlerimizden biridir….

Özellikle Çanakkale Zaferi, yakın tarih içindeki yeri bakımından, son derece anlamlıdır.Anlamlıdır, çünkü “Osmanlı bitti, bir daha dirilemeyecek şekilde yere serildi” denilen bir zamanda kazanılmıştır.Mahiyeti itibariyle bir diriliş cehdi, aynı zamanda da birlik-beraberlik sembolüdür.Bu itibarla Çanakkale mücadelesini kazanan ruhu keşfetme ve kavramaya muhtacız.Hatırlayalım ki, Çanakkale Zaferi, Avrupa’nın “Hasta Adam” damgasını vurduğu bir milletin varlık mücadelesidir.Mücadele kaybedilseydi her şey biter, o moral çöküntüsü içinde İstiklal Savaşı bile verilemezdi.Ama kazanıldı.Tarihin yolu ve yönü değişti.Bir millet ateşle imtihan olundu.Çanakkale’de, tarihle hesaplaştı ve kendi tarihini yeniden yazdı.